2
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
119
Okunma
OLSUN
Toprağın hafızasında bir çatlak
Göğün dilinde yarım bir hece
Kül, kendi adını fısıldar içimden
Olsun — ben o eksik yankı
Gece, omzuma asılı bir boşluk
İçimde dolaşan isimsiz bir ışık
Söndürdükçe çoğalan bir kıvılcım
Olsun — ben o artışın gölgesi
Yol, ayağımın altında değil
Ayağım, yolun hatırladığı bir iz
Taş, suskunluğun sertleşmiş hâli
Olsun — ben o sessiz kırılma
Bir su yürür içimde, kıyısız
Adı yok, yönü yok
Dokunduğu her şeyi eksiltir
Olsun — ben o azalışın biçimi
Perdeler iner, ama saklamaz
Gölge büyürken incelir hakikat
Bir ses yoktur, ama duyulur
Olsun — ben o duyulmayış
Savrulan şey rüzgâr değil
Zamanın gevşeyen düğümü
Ad, çözülmeyen tek lif
Olsun — ben o kalışın ipliği
İçimde bir kuyu, dibi yukarı
Bir kıvılcım düşer, düşmez
Ateş, hatırlamayı öğrenir
Olsun — ben o hatıranın kıyısı
Kırık, kendini çoğaltan bir bütün
Parça, kökün başka adı
Fırtına genişler içimde
Olsun — ben o taşmanın eşiği
Zaman aşındırır, iz çoğalır
Yara, kapanmayı reddeden bir kapı
Söz, söylenmeden yazılır
Olsun — ben o yazısız harf
Uzak, yakının ters yüzü
Yıkım, ayakta kalmanın gölgesi
Son, başlangıcın içe kıvrımı
Olsun — ben o bitmeyen çizgi
Hakkı kalabalık
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.