26
Yorum
40
Beğeni
5,0
Puan
442
Okunma

✑
Müebbet bir sessizliğe zincirledin kelimelerimi,
Hayallerim dilsiz kaldı, alfabem senin adınla çürüyor şimdi.
Hangi cümleye sığınsam, bu hayatta mülteciyim ben,
Bakışlarının uçsuz bucaksız gurbetinde boğulduğum günden beri.
Sen baharı müjdeleyen zehirli bir rüzgârdın,
Bense dalından vazgeçmiş, dökülmeye hazır bir yaprak.
Dokunsan paramparça olacaktım, dokunmadın;
Kuruyup boşluğunda savrulmanın karanlık dehşetini bekledim.
İçimde büyüttüğüm bu boşluk senin mührün,
Ruhumun duvarlarına tırnak izleriyle kazınmış silik hatıralar…
Faili meçhul bir intiharın yalnız tanığıyım artık,
Yüreğim sanık sandalyesinde, infaz fermanını gözlerinle yazmışsın.
Gidişinle karardı şafakların kanayan tüm renkleri,
Gündüz geceye, gece dipsiz bir hiçliğe dönüştü ellerimde.
Bir tebessümün uğruna darağacına çektiğim ömrüm,
Şimdi avuçlarımda savrulan bir avuç soğuk, gri kül.
Ateşten gömlekler biçtin bu narin bedene,
Yandım, yine de serinliğinden tek damla su dilemedim.
Çünkü rahmetin kıyametimi körüklerdi yalnızca,
Varlığın, yokluğumun en zehirli ilacıydı.
Bir veda bile sığmadı mağrur kibrine,
Tek bir bakışınla yerle bir oldu kurduğum tüm şehirler.
Hangi sokakta kaybolsam, hangi kapıya çarpsam,
Ayaklarım senin bıraktığın derin yaralarda kanıyor hâlâ.
Yüzümdeki her çizgi senden kalan bir harabe,
Gülüşümü söküp atan ellerin şimdi hangi teni donduruyor?
Ben burada yarım, burada kimsesiz bir gölgeyim,
Sana uzanan tüm köprüleri kendi ellerimle yaktım.
Bir ateş burcuydu varlığın, yaktın ve küllerimi fırtınaya savurdun,
Ben ise sönmek için bile bir avuç toprak bulamayan son kıvılcım.
Avuçlarıma bıraktığın yarım kalmış sızılarla
İçim koca bir yas evine, nemli ve karanlık bir mahzene döndü.
Sorgusuz sualsiz zincirledim kendimi varlığına,
Vuslat, bir idam mahkûmunun son güneş hayali kadar uzaktı.
Şimdi bu gönül zindanının rutubetli karanlığında,
Sadece senin gölgenden medet uman bir dilenciyim ben.
Tüm dünyayı aşkın rengine boyayan gözlerin değil miydi?
Neden şimdi her yer zifiri bir kuyu, her yer kör bir karanlık?
Düştüğüm bu kuyuda sesim taş duvarlara çarpıp parçalanıyor,
Kendi çığlığımın yankısında nefessiz, boğuluyorum.
“Git” dedin, ama gitmekle bitmiyor bu iç kanamalar,
Sende filizlenen aşk bende çürüyen bir ceset bıraktı.
Kuruyan tenime sinen kokun, silinmez bir mühür gibi,
Yıkasam derim soyulur, kessem acısı göklere değerdi.
Seyrettim ruhumun yavaş yavaş yıkılışını,
Yağmalanmış bir şehrin son yetimi gibi kaldım ortada.
Gözlerim doluyor, fakat yaşlar içime, yüreğimin derinliklerine akıyor,
Sadece kendi köşemde sesiz ve kimsesizce…
Ağlayasım var.
Cemre yaman
5.0
100% (32)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.