0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
10
Okunma
Herşey başkaydı ; kapı başka, sahh başka
Dimağımı uyutan bu mesah başka
Cümbüşü, telâşesi ; üzüntüsü, neşesi
Kalabalık civarda bin yalnızlık köşesi
Yol başkaydı; yön başka, civar başka
Menzil başka, gün başka, süvar başka
Kırıldı yelesi kisraklarin bir meltemî konakta
Gözde sönük nağmeler, ten ve can bir sokakta
Yıl başkaydı, zaman aynı, sır başka
Ömrü cihana yâd eden asır başka
Sulh yapıldı, sur yıkıldı; Sancak dikildi gâh’a
Kusurlar nehre aktikça birikti güzergâha
Sel başkaydi, yağmur başka, su başka
Gözlere hicran süren şimal uykusu başka
Her gömleği yırtılan, kendini Yusuf sandı
Suları eksik kalan şu kuyular utandı
Nil başkaydı, Mısır başka, ay başka
Küfrün zilleri kokan bu saray artık başka
Ne dünyaya meyletti artık, ne duadan vazgeçti
Yakarış ve nedametle halin Hakk’a arzetti
Herşey başkaydı artık; kapı başka, sahh başka
Dimağımda yol tutan bu sırlı mesah başka
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.