Aldanmak beşerin özelliğiydi Gönlündeki ahlak güzelliğiydi Gönlün güzelliği zenginliğiydi Din kokulu o sözlere aldandık Gözyaşı döküp kadere bağladık Yirmi dört ayar döngüler içinde -- Dinim ile aldananlar çoğaldı Din masalları dinleyip ağladı Huri-Cennet aklımızı bağladı Din kokulu o sözlere aldandık Dizleri dövüp kadere bağladık Yirmi dört ayar döngüler içinde -- Özünde iblismiş anlayamadık Sözdeki şeytanı tanıyamadık O şeytanı görüp taşlayamadık Din kokulu o sözlere aldandık Kaynattık taşı kadere bağladık Yirmi dört ayar döngüler içinde -- Katre katre din düğümü attılar Otobüs damında dini sattılar Develeri hamutuyla yuttular Din kokulu o sözlere aldandık Depremi kaderimize bağladık Yirmi dört ayar döngüler içinde -- Anaların gözyaşına dayandık Babaların yüreğine yaslandık Din masalıyla dinimizden saptık Din kokulu o sözlere aldandık Her musibeti kadere bağladık Yirmi dört ayar döngüler içinde -- Yalan-dolan dillerde geziniyor Fitne-fesat ülkemde kol geziyor Ülkem namert işgaline uğruyor Din kokulu o sözlere aldandık Kederi kaderimize bağladık Yirmi dört ayar döngüler içinde --
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Toplumun kanayan yaralarını, inancın nasıl suistimal edildiğini korkusuzca ve büyük bir ustalıkla dile getiren bu eseri kaleme alan arkadaşımı yürekten tebrik ederim. Hakikatin sesini duyuran kalemlerin ve dillerin susmaması dileğiyle.
Din öyle bir olgu ki onunla insanları istediğiniz şekilde kandırıp, kılıktan kılığa sokarsınız. Bu konuda Müslümanlara bilinçli olmak düşüyor, doğruya ulaşabilmek için. Mesajlar dolu dolu eserinizi kutlarım, saygılarla
Malesef her türlü yolsuzluğu, hırsızlığı yapanlar, iftirayı dillerinden düşürmeyenler dini imanı da dillerine dolarlar... Oysa gerçek dindar bunların hiç birini yapmaz. Saygılar...
İnsanız aldanışlarını ve kadere bağlanan acıları 24 ayar gibi saf ve yakıcı bir netlikle gözler önüne seriyor. “Din kokulu o sözlere aldandık / Yirmi dört ayar döngüler içinde” dizeleri, hem uyarıcı hem de düşündürücü bir yankı bırakıyor; okur kendi vicdanında derin bir sarsıntı yaşıyor.
Yüreğinize sağlık, kaleminizi bu kadar güçlü ve düşündürücü kullandığınız için takdir ettim. Tebrik ederim, nice etkileyici eserlerde buluşmak dileğiyle. Selam ve saygılarımla hocam.
Güzel şiir Biz de okuduk, kutladık ve alkışladık yazdıran yüreği ve yazan kalemi Gönlün abat olsun, huzurla dolsun, tüm şiirlerin benzersiz olsun Nice güzel şiirlerde buluşmak dileğiyle Şiirle kal, sevgiyle kal, sağlıkla kal, hoşça kal
Ah be güzel dost!.. Biz, en başında çok yazdık, çizdik, anlattık, yalvardık, dinletemedik. İnanç; kişiye hastır, topluluğun, gurubun, bölgenin, ülkenin inancı olmaz. Din ile inancı karıştırmayın, eğer birileri senin inancını sana din diye satmaya kalkarsa kanmayın, Ben din adına buradayım, dinin temsilcisi, hamisiyim diyenlere pirim vermeyin, sürekli dini ön plana çıkaran kişi ve ya kişilere inanmayın, inancı olan kendi çıkarları için dini pazarlamaya kalkışmaz, kalkışıyorsa onun inancı olamaz dedik. Anlatamadık. Yıllar içinde bir çoğu sen haklıymışsın dediler. Ve bunların sayesinde haklı olmanın kadar acı bir şey olduğunu öğrendim. Öyle hassas bir konuyu her zamanki kadife üslubunuzla, öyle sade ve güzel işlemişsiniz ki, insanların dert küpünü kırmışsınız adeta. Eh!.. dökülenlere katlanmak da bunun bedeli olsa gerek.:)) Yüreğine emeğine sağlık can dost. Gönülden tebrikler, selam ve saygılar sonsuzca.
Alibaba'm, aynı duygularda buluşmak, düşünceleri paylaşmak, taşlanma pahasına haykırmak kadar değerli bir şey yok bilirsin. İlginiz ve değerli yorumlarınız ve hislerime yoldaşlığınız için çok teşekkür ediyorum. Sağlık ve sıhhat dileklerimle, saygılar selamlar yolluyorum
Alibaba'm, aynı duygularda buluşmak, düşünceleri paylaşmak, taşlanma pahasına haykırmak kadar değerli bir şey yok bilirsin. İlginiz ve değerli yorumlarınız ve hislerime yoldaşlığınız için çok teşekkür ediyorum. Sağlık ve sıhhat dileklerimle, saygılar selamlar yolluyorum
Şiir, insanın en hassas noktası olan inancı üzerinden nasıl kandırıldığını açık yüreklilikle ortaya koyuyor. "Din kokulu sözler" ifadesi, aslında dinin kendisinin değil, onun bir maske olarak kullanılmasının yarattığı illüzyonu temsil ediyor.Cennet-Huri vaatleri: İnsanların manevi arzularının, dünyevi çıkarlar için nasıl birer "akıl bağına" dönüştürüldüğü vurgulanıyor.
:) ne denir, 5 bin yıldır aynı tablo, hiç olmazsa bundan sonrası aldanmaz. Aldatmak ailede başlıyor, dede ve nine, anne ve baba ekseninde sonra sokak ve kasaba yerine göre şehir işte... Hani hep derler ya, dünya yalan... öyle yani..
Ama ne güzel aldatmışlar, haklıya hakkını vemek lazım, hoş görmek lazım.
Vakin üstadım insan nüfusu en kalabalık dönemini yaşıyor. Tahammül kalmadı çağımızda.. ülkemizde manşetlere son iki günde düşen iki haber aslında özetimiz, bir evlat babasının boğazını kesiyor, ayrılma aşamasında bir erkek eşini, eşinin kardeşi ve anne babasının kafalarına sıkıp öldürüyor evine gidiyor yatıyor..
Hile yani aldatma dünyanın her yerinde var, av ve avcıdan hayvanlar dünyasına, bitkiler dünyasına, insan dünyası ise aldatmanın bin bir yolunu arayıp buluyor.
bundan sonrası aldanmaz desem de, yzlerin çağında yeni bir tür veya türler piyasaya çıktı çıkıyor, aynı telegrafın yayılması, telefonun her haneye ulaşması, sonunda cebe kola bile girmesi gibi...
Yeni kalp yapmışlar, kalbin mekanik görevini üstlenen bir organ, insanlık mekanikleşmeye kaydı kayıyor, zamanı gelen bir düşünce, kimse öünde duramayacak.
İnanç kalpte derler ya hani, kökü orasıdır, ee kalp değişince ne olacak, ilk önce fiziki rahatsızlıklar olmaz, kalp damarları veya kalp atakları, krizleri kalkar ortadan.. iftar sofrasında 31 yaşında kalp krizinden ölen vatandaşın haberini okudunuz mu bilmem, yani kalp krizi artık 30 yaş civarına kadar düştü. galiba geçen hafta ben de bir tane atlattım, şaka gibi ama her nefes son nefes... yakın bir arkadaşım yoğun bakımda yatmış dört gün..
yıllar önce bir şair büyüğüm demişti, yazarız gerçekleri de ne toplum ne de diyanet kaldıramaz demişti.. aradan kaç yıl geçti, 15 mi 19 yıl mı bilmem, daha yeni anladım dediklerini....
hani ikilik veya zıtlık anlatısı vardır, dini düşünce ve yaşantının da güzeli güzel, lakin pisliği ise güzel müzel bırakmaz ortada. o yüzden bir çok düşünür, filozof, kafayı varoluşa ve gerçeğe takan insan, kurumsallık en büyük aldatmacasıdır der dinler babında.. doğruymuş.. dünyanın hemen her bölgesindeki kurumsal anlatılar fena.. bunun yanına bir de kralı imparatoru sultanı ekle... üstüne bir de teknoloji sosu koy, aldatmanın lezzetine doyum olmaz...
yıllar önce yeni nesil için diyordum sosyal toplanma mekanlarında okul tapınak vb genel öğretilerin sonucunda bu nesil ölümü beklmez, hesaplar kitaplar vadesini kendi belirler, hatta toplu olarak belirleyecek..
inanç iman düşünceleri, dönüşüm değişim fikirleri, cennet cehennem anlatıları, ileri ve geri dünya düşünceleri distopya, ütopya...
hani bir de kendi kendine yetebilen ülke meseleleri var, bu bağlamda da kendi kendine yetebileceği düşünülen transhümanizm anlatıları çabası... hastaneye, okula, sosyal ortamlara, askeriyeye, devlete veya üretim tüketim alışveriş ilişkilerinden azat kendi kendine yetebilen canlı düşünceleri...
lakin önemli olan 40 yıl sonrası 400 yıl önceci 150 yıl sonrası mı vb vs, anda, vakitte bir canlıya zararımız en asgari şekilde ve mecburiyetten olduğunda bir tebessüm tüm anlatıları ve insanlık tarihini, inanç ve din tarihini, sosyal ve kültürel tarihi vb vs yaralı bir kuşun kırık kanadını tedavi edip gökyüzüne salıvermek kadar basit bir hale geliyor...
hani diyor ya şair, uçun kuşlar uçun diye...
son olarak konu dışı konu içi bakmadan, düşünemeden biraz da; iyi uçuşlar dilemekten başka da ne diyebilirim.. sürçü lisan olduysa affediniz.. en sevenlerinize emanet.. hürmetlerimle...
Değerli hocam, söylediklerinize aynen katılıyorum, katılmadığım noktalar olsa da geçmişten günümüze bir bakarsak eğer, din her dönem bir elitler gurubu bir dinsel sınıfı için birer kaldıraç olmuştur daima. Din aşağı, din yukarı. Cennet, şeytan, iblis, huri, gılman vs gidiyor. Yahu, din denilen yapıyı bu kadar absürt anlatılarla insanların kafalarına sokmanın ne mantığı var. Din bir inançtır, soyut bir kudrete inanma hissidir. İnanmayan arkadaşlarım var ve çok dürüstler. Bunu da söylemeden edemeyeceğim. Hani Orta Çağda 30 yıl savaşları olmuştu, Hristiyan mezhepler sokaklarda birbirinin derilerini yüzüyordu. İşte din!! Vahşet bahşeden bir yapıya dönüştürüldü. Oysa özünde barış, sevgi ve adalet barındırıyor. Karl Marks'ı dinsiz şeytan ilan ediyorlardı, oysa ne demişti büyük sosyolog-ekonomist Marks, "Din halkın afyonudur." Yıllar sonra ne kadar doğru olduğu anlaşılıyor. Konu uzun üstadım, selamlar saygılar ...
Değerli hocam, söylediklerinize aynen katılıyorum, katılmadığım noktalar olsa da geçmişten günümüze bir bakarsak eğer, din her dönem bir elitler gurubu bir dinsel sınıfı için birer kaldıraç olmuştur daima. Din aşağı, din yukarı. Cennet, şeytan, iblis, huri, gılman vs gidiyor. Yahu, din denilen yapıyı bu kadar absürt anlatılarla insanların kafalarına sokmanın ne mantığı var. Din bir inançtır, soyut bir kudrete inanma hissidir. İnanmayan arkadaşlarım var ve çok dürüstler. Bunu da söylemeden edemeyeceğim. Hani Orta Çağda 30 yıl savaşları olmuştu, Hristiyan mezhepler sokaklarda birbirinin derilerini yüzüyordu. İşte din!! Vahşet bahşeden bir yapıya dönüştürüldü. Oysa özünde barış, sevgi ve adalet barındırıyor. Karl Marks'ı dinsiz şeytan ilan ediyorlardı, oysa ne demişti büyük sosyolog-ekonomist Marks, "Din halkın afyonudur." Yıllar sonra ne kadar doğru olduğu anlaşılıyor. Konu uzun üstadım, selamlar saygılar ...
Şiiriniz, inanç ile istismar arasındaki ince çizgiyi sert ve sarsıcı bir dille sorguluyor; tekrar eden dizeler, bir döngü hissini güçlü biçimde pekiştiriyor.
“‘Din kokulu o sözlere aldandık…’ – aynı yanılgının içinde dönen insanın çaresiz yankısı gibi duyuluyor.”
Yüreğinize sağlık, cesur ve düşündürücü bir eser olmuş. Tebrik ederim, farklı ve derin anlatımlarla nice şiirlerde buluşmak dileğiyle. Selam ve saygılarımla.
Şiir, dinin istismar edilmesi ve kader anlayışının yanlış yorumlanmasına yönelik sert bir toplumsal eleştiri içeriyor. “Din kokulu sözlere aldanmak” ve “her musibeti kadere bağlamak” tekrarları, şiirin ana fikrini güçlü biçimde vurguluyor. Dili sade ama vurucu; yer yer sloganik olsa da samimi bir öfke ve sorgulama hissi taşıyor. Genel olarak düşündüren, eleştirel ve cesur bir metin.
Paylaştığınız bu dizeler, insanın en saf duygularının ve inancının nasıl bir istismar aracına dönüşebildiğini sarsıcı bir dille gözler önüne seriyor. "Din kokulu sözler" ile kurulan o sahte dünyanın, temiz bir gönlü nasıl bir döngüye hapsettiğini anlatırken toplumsal bir yaraya da parmak basıyorsunuz. Beşerin aldanmaya olan meylini ve bu samimiyetin suistimal edilişini "yirmi dört ayar döngüler" içinde ifade etmeniz, şiirin lirik etkisini ve düşündürücü gücünü artırmış. Yüreğinize ve kaleminize sağlık üstadımsaygılarımla..
"Hoca deyip aldanma, dikkat et hitâbına, İmce elek gerek, ters düşmesin Kitâb'ına." Nafiz üstadım, aynen öyle, sizi sizin dizelerinizle selamlıyorum. Sağlıkla sıhhatle kalmanız dileklerimle, saygılar selamlar
"Hoca deyip aldanma, dikkat et hitâbına, İmce elek gerek, ters düşmesin Kitâb'ına." Nafiz üstadım, aynen öyle, sizi sizin dizelerinizle selamlıyorum. Sağlıkla sıhhatle kalmanız dileklerimle, saygılar selamlar
***Özünde iblismiş anlayamadık***... BİZ...KADER...DENEN İLLETE DAYANDIK..! KÜLLÜ İDARE--TANRININ İRADESİ-- KADER..dir...! CUZİ İRADE.. ise kader değil....APTALLIKTIR...! KADINLARA ATILAN KAZIK...24- AY İZİNLİ DOĞURAN KADININ BİR DAHA İŞ GÜCÜNE DÖNMEMESİ İÇİN YAPILAN BU DOĞUM İZNİ..KADIN NESLİNE İŞ VERİLMEYECEĞİNİN AÇIK KANITIDIR . SAYGILARIMLA .
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Ne paylaşacaksınız?
Şiir, yazı, kitap ya da ileti için hızlıca ilgili alana geçin.