0
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
161
Okunma
Ayrılık
karanlık bir odada kalmak değil sadece
o odanın duvarlarına çarpıp
geri dönmeyen bir ses olmak
Etrafımda duvarlar var
ama hiçbirine yaslanamıyorum
çünkü her biri
senden sonra öğrenmiş susmayı
her biri
soğukluğunu senden almış gibi
Ve ben
kendi içimde yankılanıyorum
ama duyduğum ses
artık bana ait değil
Zamansız bir fırtına bu
takvimi yok
haberi yok
ama geldiğinde
içimde ne varsa yerinden söküyor
Göğsümün ortasında
görünmeyen bir el
yavaş yavaş hatırlatıyor seni
nefesim daralıyor
sanki yaşamak
her an düşecekmişim gibi yürümek
Özlemek
bir yara değil artık
yaranın kendini hatırlama biçimi
İlk başta kanayan
sonra kabuk bağlayıp susan
ama en küçük dokunuşta
kendini ele veren
Gece olunca
her şey büyüyor
sessizlik
adını daha net söylüyor
karanlık
yokluğunu daha derin taşıyor
Ve ben
gözlerimi kapattığımda
sana kavuşuyorum en çok
Kokun
hiç geçmemiş bir rüzgar gibi
sesin
yarım kalmış bir cümlenin devamı
bakışın
zamanın bile silemediği bir iz
Ama ellerim
boşluğa değiyor sadece
ve o boşluk
senden daha gerçek bazen
Zaman geçiyor diyorlar
alışırsın diyorlar
oysa zaman
unutmayı öğretmez
sadece saklamayı
En olmadık anlarda
bir şarkının içinde
bir kelimenin ucunda
ya da ansızın esen bir rüzgarda
yeniden başlıyorsun içimde
İşte o an anlıyorum
ayrılık
uzaklık değil
bir derinlik meselesi
Ve sen
gitmedin aslında
sadece
en ulaşamadığım yere yerleştin
içimde
en çok sızlayan yere.
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.