3
Yorum
9
Beğeni
5,0
Puan
175
Okunma
Burası benim köyüm;
Ormanın dibinde, doğanın zirvesinde.
Aynı İsveç, Norveç, Kanada gibi...
Ama orada yaşamak bana çok zor.
Belki de bana iyi gelecek,
Lakin hastanesi, doktoru, yaşamı zor.
Kışın karı, soğuğu çoktur;
Özledim ben köyümü...
Uzakta, gurbet elde kalmışım,
Yataklara düşmüşüm.
Sılayı iple çeker olmuşum,
Gurbet içinde hapis olmuşum.
Sakarya gibi imkanlar olsaydı,
Hastanesi tam teşekküllü olsaydı;
Temiz hava, oksijen iyi gelebilirdi,
Ama artık imkansız bazı şeyler...
Mahallede adım atmadığım yer yok,
Her yerde ayak izim.
Tek gerçek var: sıla hasreti...
Yeşil doğasına hayran bıraktın.
Artvin, Şavşat, Kireçli köyü;
Gurbette olsam da hasreti burnumda.
Sağlık el vermiyor gidesin...
Bilmezdim sılayı bu kadar özleyeceğimi.
Zaman akıp gider, saçlar ağarır,
Gurbetin yolları bitmez, uzanır.
Köyümün ateşi içimde yanar,
Hasretin rüzgarı bağrımı yakar.
O yemyeşil ormanlar, serin dereler,
Kuşların cıvıltısı, bülbül sesleri...
Hayalimde canlanır o eski günler,
Özlemim hiç bitmez, kalbim hep sızlar.
Ah kireçli köyüm, cennet köşesi,
Toprağın kokusu burnumda tüter.
Ne zaman kavuşurum sana bilinmez,
Gurbette bu canım yanar da yanar.
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.