2
Yorum
11
Beğeni
5,0
Puan
140
Okunma
Yağmaladı içimi duvara değen taşlar
Elinde koca sopayla vurularak savrulmakta tutunanlar
Hangi yaraya değse bin ah işitir derdi
Derdi dünyaları geçer
Etme bulma dünyasını
Kan emici var durgun sularimda
Yiyip bitiren kemirgen arzular
Yaşamaya sevinç bırakmayan düşük kalibreli silah
Sularimda yağmalanan ciğerim
Kokusu vahşeti cezbeden belası
Düşünmek mi
İnsana gerek
Esekten düşene sormak lazım
Dişini kırmadan tepelerde
Sonsuz yaralar nasıl kapanır
Dağın gölgesinde
Ya yaralar nasıl iyilesir uzayıp giden yollarda
Ya kıyamet hangi senaryoda yazılı
Nasıl oynanır akıp giden hayatın içinde
Burçak tarlası koktu burnuma
Ay çiçegi tarlasının yanında
İkisi arasında bir yerdeyim
Kopamadim hayattan
Sular çekilmekte gün yüzü görmeyen çocukların sevinciyle
Yine matemi düşer annemin dişimin ağrısında
Yücelerden duyulan sesin ışığında
Resmini çizerim duvarlara belli belirsiz
Tut ellerimden anne
Kaç bahardır ayrıyız
Kaç bayram kokusu üzerimde
Hep takım elbiseyle bekledim seni
Ölürüm belki bugün diye
Kaç gece sorgudayim
Kaç gün sayamadim
Ne fark eder
Kurgusuz düşlerin ortasında
Yine gel diyen denizkızı
Üzeri mavi turkuaz yeşil pullu
Çekiyor beni derinlere
Cekiyor mavi bilinmeze
Karadan başka renk bilmeyenin üstüne
5.0
100% (5)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.