2
Yorum
9
Beğeni
5,0
Puan
93
Okunma
Mutluluğun Bir Anlamı Olur mu Hiç,
Çekilmemişse Cefası
Mutluluk.
Bir dağın zirvesi sanılır hep,
oysa asıl mesele
o dağa tırmanırken
ellerinin kaç kez kanadığıdır.
Hiç rüzgâr yememiş bir bayrak
ne kadar dalgalanabilir ki.
Hiç karanlık görmemiş bir göz
ışığı neylesin,
ışığı nasıl sevsin.
Cefası çekilmemiş bir sevinç
ödünç bir gülüş gibidir,
yüzde durur ama
kalpte kiracı bile olamaz.
Bak,
yağmurun değerini
sadece sırılsıklam olanlar bilir.
Gölgesiz güneş yakar,
yarasız kalp körleşir.
Mutluluk da böyledir işte,
acıdan geçmeden
adı konmaz,
yerine oturmaz.
Ben öğrendim.
Geceler uzadıkça
sabahın rengi koyulaşır.
Beklemek,
insanın içini törpüler.
Bekleyen,
mutlu olmayı hak eder.
Çünkü her mutluluk
biraz yetimdir başta,
acıyla büyütülür.
Cefası çekilmeyen sevincin
kökü yoktur,
ilk fırtınada devrilir.
Sorma bana
neden gülüşlerim yorgun,
neden sevinirken bile
içim ürperir.
Ben mutluluğu
ağlayarak öğrendim,
kaybederek sahiplendim,
sabrederek kazandım.
Bir gün çok güleceksen
bil ki öncesinde
çok susmuşsundur.
Bir gün içten iyiyim diyeceksen
bil ki daha önce
defalarca yıkılmışsındır.
Mutluluk,
acıdan arınmış bir hal değil,
acıyla barışmış bir duruştur.
Cefası çekilmeyen hiçbir sevinç
ömürlük değildir.
O yüzden
acıdan kaçma.
O mutluluğun öğretmenidir.
Ve her gerçek mutluluk
diplomasını
gözyaşıyla alır.
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.