0
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
80
Okunma
Sensizlik,
Adını anmak, rüzgâra dokunmak.
Bir sokak lambası kadar ıssız gecelerim,
Işığı var ama aydınlatmıyor hiçbir şeyi.
Gözlerin geliyor aklıma ansızın,
Bir bahar sabahı gibi tazecik.
Oysa aramızda ne çok mevsimler birikmiş,
Her biri biraz daha sensiz, biraz daha soluk.
Bir kahve fincanında bıraktığın iz,
Hâlâ dudaklarımda yarım bir hikâye.
Ne zaman hatırlasam seni,
Kalbim eski bir şarkıyı fısıldıyor gizlice.
Sensiz geçen ömre rağmen eksilmeyen bir boşluk.
Hiç bir yerde sen yoksun ama
her yerde sen varsın.
Sensizlik içimde geçmeyen bir yara şimdi,
Ne kadar kapatsam üstünü, kanıyor kalbim.
Adını fısıldasam belki duyarsın diye,
Geceye emanet ediyorum her heceni, sesini.
Gittiğin gün zaman durmadı,
Ben hep o anda hapis kaldım.
Bir vedanın kenarında asılıyım hâlâ,
Ne düşebildim sensizliğe, ne sana dönebildim.
Bir şarkı çalıyor bazen içimde,
İkimizin bildiği, kimsenin anlamadığı.
Her notasında biraz daha kırılıyorum,
Çünkü sen yoksun… ben yokum.
Özlemek;
Birini her şeyde bulup, kendinde kaybetmekmiş.
Ve ben, her geçen gün biraz daha eksiliyorum,
Seninle tamamlanan o yerimden.
Ve ben, her yerde sana biraz daha yok oluyorum.
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.