1
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
41
Okunma
Zamanın saçlarını çözen o keskin rüzgârda,
Diz çökmüş bir dev gibi bekliyorum derininde.
Gururu bir kenara, ruhu avucuna bıraktım;
Mağrur bir yalvarış bu,
Kendi fırtınasından yorulmuş bir denizin,
Kıyıya sığınması gibi...
Senin göğsün, dünya üzerindeki tek vatanım.
Yüreğinde merhamet çiçekleri açsın diye,
Gözyaşlarımı bulut yapıp tepende beklettim.
Bak, alnımın tam ortasında parlıyor mührün;
Kader, adını bir kor gibi basmış tenime..
Mertçe demiştin, hani o sarsılmaz sözün?
Bir dağın yankısı gibi hâlâ kulaklarımda.
Sözün; benim yıkılmayan kalem, sığındığım tek liman.
Eğer o söz uçarsa boşluğa,
Bu can evinde bir saniye bile konaklamam.
Sen yoksan bu hikâyede,
Ben kendi masalımın altına bile imza atmam.
Nidanur Demirci
5.0
100% (4)