0
Yorum
4
Beğeni
0,0
Puan
82
Okunma

Bir sabahın sessizliğinde,
Rüzgârın kanadında bir renk uyanır.
Güneşin gülüşüyle parlar,
Bir kelebek — hafif, özgür, anlık bir düş.
Dokunmak istersin,
Ama dokunmak onu yok eder.
Güzelliği, uzaklığında gizli;
Varoluşu, geçiciliğinde derin.
Bir çiçeğe konar,
Sonra gökyüzüne karışır.
Ne geçmişe ait, ne geleceğe —
Sadece şimdiye, sadece uçuşa.
Ve o an,
Bir kalp de kanatlanır içten içe.
Çünkü her kelebek,
Bir sessizliğin içinden doğar.
Karanlığın kalbinde sabırla bekler,
Işığa kavuşmak için kendi gölgesini aşar.
Kanatlarında zamanın izi,
Renklerinde umut saklıdır.
Her uçuş, bir vedadır aslında,
Ama aynı zamanda bir başlangıç.
Bir çiçeğe dokunur,
Sonra rüzgâra karışır.
Ne toprağa bağlı kalır,
Ne göğe tamamen ait olur.
Çünkü her kelebek,
Bir dönüşümün hikâyesidir.
Kırılganlığın içindeki gücü,
Geçiciliğin içindeki sonsuzluğu anlatır.
Ve her uçuşunda hatırlatır:
Ruh, özgürlüğü en çok
Bırakmayı öğrendiğinde bulur.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.