Kendisini başkalarının kurtarmasını bekleyen kişiler yalnızca kölelerdir. voltaire
cagrielgun
cagrielgun

ANKARA’YI DOLAŞTIK

Yorum

ANKARA’YI DOLAŞTIK

( 2 kişi )

2

Yorum

7

Beğeni

5,0

Puan

236

Okunma

ANKARA’YI DOLAŞTIK

ANKARA’YI DOLAŞTIK

Ankara benim yarim, nice zorluklar aştık,
Çankaya yokuşundan Kale Sura ulaştık.

Tepede bağdaş kurup, seyrettik koca şehri,
Ankara yedi tepe, kimler kurmuş bu şehri?

Gözlerim ufuklarda Anıtkabir’i seçti,
Kocatepe Camii, bir lahza durup geçti.

Mehmet Âkif, Taceddin, Geçiken, selamlaştık,
Tezveren, Karyağdı’yla, halleştik, kucaklaştık.

Hacıbayram’a yayan, biraz da yorularak.
Öğleyi kıldık orda, eğilip doğrularak.

Gül Baba, Ahileri; baş eğip selamladık.
Eski Hamamdan çıktık, yokuşu tamamladık.

Kale burcu çok çetin, merdivenleri yokuş,
Ankara pek de soğuk, yollar çamur ve de kış.

Kalenin yokuşunda, bir parkta soluklandık,
Peynirli bazlamayla, sıcak çay, bolluklandık.

Bu parkta dinlenirken, rastladım: kız Ankara!
Gönlüme ateş düşer, ellerim buz, kapkara!..

Zaman zaman bakışır, kimi kez restleşiriz.
Göz ucuyla bakışır, gizlice bekleşiriz.

Bu Ankara perisi, aklımı baştan aldı.
Bazlama, çay misâli, aklımda peri kaldı.

Sonra gitme zamanı, tırmandık adım adım,
Ankara’yla, sıcak çay, bazlama, damak tadım .

Alâeddin Cami’yle, sokaklarını geçtik.
Arena, tarihî ev, kalenin burcun seçtik.

Yürüdük Altındağ’a, aynı yol aynı izden,
Kimi zaman pürüzlü, kâh yokuş, kimi düzden.

Bin dokuz yüz yirmi beş, Cebeci Tevkifhane.
Ulucanlar diyorlar, dünlerde, mahpushane!

Soğuk taş, karanlıklar, infaz, ve taze canlar.
Burdakileri ancak, burada yatan anlar!..

Talat , Deniz, Mustafa; duvarlar, atar kafa!..
Dört duvar hücrelerde, sürülür mü hiç safa?

Ana baba verir mi, darağacına oğlu?
Nice zaman yatmışlar, Batılı ve doğulu.

Derdi çekenler bilir, taş duvarlar, söverler,
Hortum tutup üstüne, soğuk suda döverler.

Beton yerlere sorun, her nefesi o bilir.
Dışarda ahkâm kesen, bizi nereden bilir?

Farklı düşündük diye biz, idamı boyladık.
Ana baba ağladı, ağıt yaktık, “oy!”ladık!

Buradan bir hüzünle ayrıldık: “Vah!..”demeden.
Uğradık Hamamönü, göz açtık “Çok!..”demeden.

Hecettepe, Mehmet Çelebi, Sarıkadı,
Karacabey, Tacettin, Hacı Musa’nın adı,

Hacı Seyyit ve İlyas, yolları adımladı.
Karlar, yağmurlar yağdı, gökten sular damladı.

Müezzinlerin yükselen, sesindedir kıssa!..
Anlayanlar ders alsa, tekrar eder mi kıssa?

Mehmet Âkif Parkın’nın merdivenleri yokuş.
Kuş bakışı Ankara, seyredenlere çok hoş!

Ellinci Yıl Parkı’ndan Atakule ve Meclis,
Çankaya Köşkü ile ufuklarda yoğun sis…

Ankara yükseklerden gülümsüyor, bakınca,
Bu kız, hep baş döndürür, sanki bana yakınca.

Ankara, Hecettepe, İbnisina, Nuımune,
Hastaneler dizilmiş, insanlığa numune…

Gezindim Hacettepe, durdum: Samanpazarı
Eskiciler Pazarı’ndan, geçmişe attım zarı.

Hastahaneler semti, bu mekan sağlık için.
Türk Ocağı iken, şimdi olmuş müze, niçin?

Buradan Opera’nın sanki geliyor sesi.
Balerin ve baletin, terle dolar ensesi.

Karyağdı’ya uğradım üç İhlas bir Fatiha.
Mutluluklar diledim fazladan birkaç daha!..

Gençlik Parkı’nı gördüm, döner dönme dolabı,
Güzelliği hep sermiş, burada dünya Çalap’ı!..

Yürüdük Suluhan’dan Sebze Pazarı’n geçtik,
Hacıbayram Veli’de molayla mekan seçtik.

Emin Acar Dergahı, çokça doluşmuş içeri.
Sohbette koyuluk var, çıkamazsın dışarı.

Üzüm şerbetin içip, kızarmış ekmek yedik,
Emin ACAR üstaddan, dua alıp teyledik!

Hacabayram Veli’ye, Gül Baba, Ahilere,
İmrul Kays meslektaşa, Karyağdı dahilere,

Yolda Tezveren Sultan, Taceddin ve Muhsin Bey,
Varna’da şehit düşmüş komutan Karaca Bey!

Zaman yolculuğunda, biz de Evreni geçtik,
Yedi yer yedi gökten, Miraç; Berzah’ı seçtik

Nasıl da geçmiş zaman; hey, gidi günler hey!
Yaklaştım Ankara’ya, Ankara bana der: “Tey!..”.
04.02.2015, Kızılay/Ankara

Not: Ulucanlar Cezaevi’nde kalan ünlüler: Talat AYDEMİR, Deniz GEZMİŞ ve Mustafa PEHLİVANOĞLU…ve niceleri…

Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (2)

5.0

100% (2)

Ankara’yı dolaştık Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Ankara’yı dolaştık şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
ANKARA’YI DOLAŞTIK şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Mehmet DEMİR
Mehmet DEMİR, @mehmetdemir1
15.3.2026 02:14:22
5 puan verdi
tebrik ediyorum şiiri ve şairini gönlünüze kaleminize sağlık Ankara'yı bu kadar güzel ve özellikleriyle anlatmanız mukemmeldi ...
selam ve saygıyla
erbensalim
erbensalim, @erbensalim
14.3.2026 22:51:39
5 puan verdi
Ankara'yı Ankara yapan ne varsa, hepsini tek bir heybede toplamış bu şiir. Okurken insan sadece bir şehri gezmiyor, sanki koca bir tarihin tozlu sayfaları arasında rüzgârla savruluyor.
Bir yanda Hacı Bayram’ın manevi huzuru, diğer yanda Ulucanlar’ın buz gibi soğuk gerçeği... Şair öyle bir Ankara çizmiş ki; her köşesi bir dua, her taşı bir acı, her yokuşu bir nefes. Ankara’yı sadece binalardan ibaret görenlere inat; tepelerde bağdaş kuran erenlerin, hücrelerde veda eden fidanların ve sokak aralarında bazlamayla çay içen samimi insanların ruhunu üflemiş dizelere.
Kalenin o çetin yokuşunda karşılaştığı "Kız Ankara" imgesi harika. Şehri bazen nazlı bir peri, bazen de dert ortağı bir yar gibi anlatması, Ankara’nın o sert bozkır havasının içindeki gizli şefkati hissettiriyor. Ulucanlar bölümünde ise sesimiz boğazımızda düğümleniyor; "Hortum tutup döverler" derken o soğuk suyun sızısını biz de duyuyoruz.
Bu şiir, Ankara'nın sadece başkent olmadığını, aynı zamanda bu vatanın kederli ama gururlu bir özeti olduğunu hatırlatıyor. Gezdikçe ağırlaşan, dinlendikçe demlenen, sonunda ise "Tey!" diyerek bizi kendine çeken o eşsiz ruhu çok içten yakalamış.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL