6
Yorum
18
Beğeni
0,0
Puan
164
Okunma

Özenle çizilmiş bir tablo gibiydi yüzü,
Her bir çizgisi sanki kaderle verilmiş.
Gözlerinde uzak bir hüzün saklıydı,
Saçları genç bir tay gibi geceye akardı,
Güzelliğiyle ayın on dördüne denkti.
Yalnızdı, kimsenin bilmediği bir öyküsü vardı;
Çocukluktan kalma yetim bir sızıyla
Sırt sırta verdiği oğluyla zor şartlarda yaşardı.
Anlaşılmak için çırpınan kalbini kimse duymazdı ,
Tek amacı, kabus günlerden özgürlüğe kaçmaktı.
Sığınacak bir kanat, sevecek bir yürek arardı,
Hayatına girecek merhametli bir el beklerdi.
Ruhuna dokunacak, şefkatle sevecek bir adam,
Yüreğindeki o buzdan duvarı sıcaklığınla eritecekti
Yabancı gözler onu bir anlık heves sanırdı,
Oysa ruhu incinmekten yorulmuş, usanmıştı.
Herkes bedeninde bir heves ararken,
O, sadece başını yaslayacak bir omuz arardı.
Onu anlayan, uzaklarda kederli yaşlı bir adam vardı,
Derdiyle dertlenir, kadına her gün dua ederdi .
Allah bir gün kapıları sonuna kadar açtı ...
Merhametli insan yürekli bir prens kadını buldu .
Kadının yüzü güldü , güzel günler geldi . .
Yürekten edilen dualar gökyüzünde ebedi kalacaktı...
Orhan Gülaçar
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.