4
Yorum
9
Beğeni
5,0
Puan
125
Okunma

Dilimde geceden kalma bir seher türküsü,
Doruklarda kışın henüz bozulmamış beyaz örtüsü.
Göğün ağır salınışı yorgun bir bulutun süzülüşü,
Uzak yollar ruhumu daraltsa da menzilim sana.
Bugünden yarının hesabını sorma bana,
Alnımdaki mühür kararsa da döneceğim sana,
Cemre dokunduğunda havaya.
Ay ufukta sabaha yakın solgun bir kandil,
Sessiz vadilerde rüzgâr fısıldar kadim bir dil.
Uzun yollar yüreğimde yanar sönmez bir fitil.
Bu kış yolum kapansa da yönüm yine sana.
Geceden sabahın hesabını sorma bana,
Alnımdaki mühür kararsa da döneceğim sana,
cemre döküldüğünde suya.
Toprak derin uykusundan usulca silkindi,
Sessiz bağrında baharın ilk nefesi dirildi.
Kuru dallarda gizli bir yeşil kıpırtı belirdi.
Bu patikalar ne kadar uzasa da yönüm yine sana.
Mevsimlerin hesabını sorma bana,
Alnımdaki mühür kararsa da döneceğim sana,
cemre düştüğünde toprağa.
Bir sabah ansızın eriyecek buz tutmuş yollar,
Irmaklar eski türkülerini yeniden söyleyecek.
Uzak şehirlerin kapıları bir bir açılırken,
Rüzgâr dağların üzerinden adını getirecek.
Yorgun yolların tozu düşecek omuzlarıma,
Uzun gecelerin ağırlığı çözülecek yavaşça.
Adını duyar duymaz yönüm sana dönecek,
Ne kadar uzak düşsem de kıblem Mevla’ya yönüm yine sana.
Zamansıza zamanı sorup sınır çizme ufkuma,
Suskunluğumda gün saydırma bana,
Belki birgün Vaktin yolunu açar elindeki kandil,
Savrulan yollar varır aynı menzil.
Sözüm ceblerimde yine gelirim sana
Cemre düştüğünde sana ---- bana
5.0
100% (5)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.