28
Yorum
53
Beğeni
5,0
Puan
372
Okunma

Tam açacaktım ki mektubunu,
gri kanatlı, siyah benekli
bir kelebek kondu
zarfın ucuna.
Yorgundu.
Üfledim hafifçe;
ayaklarıyla sarıldı
ismimin harflerine.
Sarsıldı nefesimin rüzgârıyla
ama gitmedi.
Anladım ama...
Yine de
bekledim gitmesini.
Biraz harflere baktı,
kanadını salladı.
Rüzgârıyla
sanki harflerin yerini
değiştirmek istedi.
Olmadı.
Birkaç adım attı,
uzakların ruhunu taşıyan
pulun üzerinde
kaldı öylece.
Birinci gün,
İkinci gün
açtırmadı bana mektubu.
Üçüncü gün,
kaskatı kesilmiş,
soğumuş ve kurumuş kanatlarını
incitmeden
sana göndereceğim zarfın içine
serdim solmuş renklerini
ve açtım mektubunu.
Kelebeğin işareti
mektuptan sızan
acıymış meğer
Tam da
“hoşça kal”
dediğin yerde
kaldım ben de
5.0
100% (36)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.