0
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
39
Okunma
Aşıklar
Ağlarlar, yanarlar, düşerler de sinmezler
Aşıklar,
bir kelimeyi bin yerinden yararak sever.
Gözyaşları cebinde dolaşır,
ama kimseye borçlu hissetmezler kendilerini.
Ağlarlar,
yağmurla karıştırırlar gözlerini,
kimse anlamasın diye
bulutlara sığınırlar.
Aşıklar,
yanmayı bir kusur sanmaz.
Ateşi kalplerinde değil,
zamanın tam ortasında taşırlar.
Bir bakışla tutuşur şehir,
bir susuşla kül olur akşam.
Yanarken ışık verirler,
kendi karanlıklarını aydınlatmak için değil,
sevdiğinin yolunu kaybetmemesi için.
Düşerler,
hem de herkesin gözü önünde.
Bir kelimenin boşluğuna,
bir veda ihtimaline,
bir ihtiyacın soğuk merdivenlerine.
Dizleri kanar aşkın taşlarında,
ama yaralarını saklamazlar,
çünkü bilirler,
acı, gizlenince ağırlaşır.
Sinmezler.
Hiçbir köşeye,
hiçbir suskunluğa,
hiçbir korkuya.
Düşmanın adı kader olsa bile
boyun eğmezler.
Kırılırlar evet,
çatlaklarından sızar ışık,
işte oradan başlar
en derin sevmeler.
Aşıklar,
yenilgiyi tanımaz,
sadece şekil değiştirir.
Bir gün dua olurlar,
bir gün rüzgâr,
bir gün unutulmuş bir şarkının
nakaratında geri dönerler.
Kaybolmazlar,
çünkü aşk
yolunu ezberlemiştir onların.
Ağlarlar,
ama gözyaşları tuz değildir,
yaraya sürülmüş bir şifa gibidir.
Yanarlar,
ama kül olmazlar,
külden kendilerini yeniden çağırırlar.
Düşerler,
ama toprak öğrenir onları.
Ve sinmezler,
çünkü aşk,
sığmaz hiçbir yere.
5.0
100% (1)