1
Yorum
7
Beğeni
5,0
Puan
73
Okunma
İÇİMDEKİ ANKARA
İçimdeki
A n k a r a
Mevsim sonbahar, aylardan eylül
Onun arabasıyla Elmadağ’dan
Ankara’ya giderken
Kayaş’a yaklaştığımızda ,
‘Bayındır barajına uğrasak mı!!:’
dememle,
‘ olur dedi, ben de merak ediyorum’
Birkaç dakika sonra barajdayız.
İkindi gölgeleri göle yansımış
Çamlar gölde çimiyor gibiydi
Gölgenin henüz ulaşmadığı
kısımlarda maviş maviş ışıldıyor,
dallarda çeşit çeşit kuş sesleri
hele guuk, guuk sesleriyle
renk renk güvercinler
‘ Bunlar evcildir, abi, işletmenin..’
dedi garson. Siparişlerimizi verdik,
o, cin tonik , ben limon votka!
Bir iki kadeh alınca her şey daha güzeldi
Göl maviş bir güldü, kuşlar aşk şarkıları söylüyor
Bize konser veriyorlardı, bulutların göldeki gölgeleri
bize sunulan dans, pandomim gösterileriydi
‘Bakın şu güzelliklere, suda sunulan güller,
Nazlı nazlı yüzen kuğular, konser veren kuşlar,
sevişen güvercinler, çam kokuları, uçuşan yapraklar,
tabağımızda kokan kavun, beyaz peynir, sağlığımız…
hayat ne kadar güze! ‘
‘Şairliğin depreşti, esin meleklerin geldi belli ki!..’
‘Esin meleğim yanımda!..’ dedim, gülümsedi..
‘Bana bir dörtlük söyleyebilir misin, ilticalen’
‘Melekleri, hurileri görmekse erek
Meleği yanında olanın ölmesine ne gerek!’
Güldü ve bravo deyip alkışladı
Elini tutup öptüm, öptüm..
Daha önce sözünü ettiğim
kolyesini taktım sevindi
gözleri yaşardı... o keyifle:
’İlk aşkını hatırlıyorsundur’ dedi,
Anlatmamı merak ediyordu belli ki.
‘İlk aşkım ortaokulda başladı
Samsunlu bir subay kızıydı, beyaz tenliydi,
sağ yanağındaki benle ;
kelebek konmuş beyaz bir gülü andırıyordu…’
‘O mu öyle güzeldi, sana mı öyle geliyordu!’
‘ Eee ne demişler Aslıyı Mecnunun gözüyle görmeli!’
‘Çok güzel tanımlıyorsun aşk böyleymiş demek ki!’
Gülüştük.
‘Sıcak bir temas oldu mu elinde tutma, öpme, yemeğe,
sinemaya gitme gibi…’
’Yok vallahi yok! Yıllarca peşinde koştum,
bir hayrını görmedim; yenisini görelim’
dememle; Güldü!.. gölde kızaran akşam
güneşi gibi kırmızı birer gül oldu ak yanakları...
Meraklı sormalarıyla baştan sona anlattım..
İlk aşkımın hikayesini.
‘Ya senin ilk aşkın!.’
‘Benimkini başka zaman’ dedi.
Oradan buradan derken;
‘Ankara’yı seviyor musun
emekli olunca yerleşmek’..
‘Sevmez olur muyum!!
Ankara’ya on dört, on beş
yaşlarında geldim
ilk göz ağrımdır Ankara…
İlklerimle doludur, saymakla bitmez..
Beşinci sınıftan itibaren okul hayatım
Arkadaşlıklarım, dostluklarım,
kırgınlıklarım oldu...
Aşık olma denen yürek tellerinin sızlaması
duygusunu burada yaşamışım…
Daha neler neleriyle;
‘bende bir ben var benden içerü bir bendir!’ Ankara!’
Benim dördüncü , onun ikinci bardağı bitiyordu…
Kalkalım mı!’ , ‘ haydi kalkalım..’
Çakırcaydık ama ben biraz daha iyiydim ki…
düşmeyim diye koluma girdi… vs. vs
Kızılay’da Sakarya Bilgi Kitap Evinde
ona bir de dolma kalem hediye ettim
O keyifle biracılara uğramamak olmazdı..
Birer duble aslan sütü birkaç da sigara tüketmiştik ki;
‘Geç kalıyorum, benimkileri başka zaman!’ dedi..
Gülüştük kalktık, sarıldık vedalaştık…
Hala onun ilk aşk hikayesini dinlemek dileği ile!..
İşte; ‘Bende bir ben var benden içerü bir bendir, Ankara !
Eylül 1998/ Ankara
5.0
100% (2)