2
Yorum
9
Beğeni
5,0
Puan
71
Okunma
Aşka Yaslanan İç Hesaplaşma
Sana bakınca aşk sandım,
oysa kendimle göz göze gelmişim.
İnsanın en zor bakışı
ayna değilmiş meğer,
sevdiğinin gözleriymiş.
Ben sana tutundum
çünkü düşüyordum,
ama düştüğüm yer
sen değil, bendim.
Aşk dediğim şey
bir kalp çarpıntısından çok
bir vicdan sesiymiş.
Seni sevdikçe
kendimden kaçamadım.
Her sarılışta
bir eksik yanıma çarptım,
her susuşunda
kendi gürültümü duydum.
Senin kalbine yaslandım
ama yüküm bendim.
İçimdeki çocuğu
ilk kez senin yanında
saklayamadım.
Kırık oyuncaklarımı,
yarım cümlelerimi,
sonra konuşuruz diye ertelediğim
bütün korkularımı
aşkın önüne döktüm.
Beni sevdin mi bilmiyorum,
ama beni kendime gösterdin.
Ve bu,
bir insanın bir başkasına
yapabileceği en ağır iyilikti.
Çünkü artık
bilmeme lüksüm yoktu.
Aşk diye sarıldım sana,
hesaplaşma çıktı altından.
Kalbimin borç defteri açıldı,
kendime ödemediğim
ne varsa
faiziyle önüme düştü.
Sen sustun,
ben çözüldüm.
Şimdi anlıyorum,
bazı aşklar mutlu etmek için değil,
uyandırmak için gelir.
Sen benim uykumda gördüğüm
en gerçek rüyaydın.
Gittin mi kaldın mı
önemini yitirdi,
çünkü ben artık
kendimden kaçamıyorum.
Sana hâlâ bir yerim var,
ama eskisi gibi değil.
Şimdi aşk,
birine tutunmak değil,
kendinle yüzleşirken
yalnız kalmamayı seçmek.
Ben bunu seninle öğrendim.
Ve eğer bu bir veda ise,
bil ki yarım değil.
Çünkü bazı insanlar
kalbi terk eder
ama insanın kendisine dönüş yolunda
bir iz bırakır.
Ben o izi takip ediyorum,
aşka yaslanarak
kendimle hesaplaşıyorum.
5.0
100% (4)