10
Yorum
14
Beğeni
5,0
Puan
54
Okunma
Susma…
Bir çığlık dolaşıyor dünyanın sokaklarında,
Bir uğursuz plan, bir karanlık lanet…
Seyre dalmış koca âlem,
ağızları bağlı, dilleri kilitli.
Hep birlikte izliyorlar
bir annenin ağıdını,
bir çocuğun yarım kalmış oyuncağını,
bir şehrin küle dönmüş sabahını…
Toprak kanı tanıdı artık.
Gökyüzü dumanı ezberledi.
Ve biz, ekranların soğuk ışığında
acıya bakıp geçmeyi öğrendik.
Yazık… çok yazık.
Yuh olsun bu suskunluğa,
yuh olsun korkuya teslim olan yüreklere.
Oysa
her kurşun insanlığın kalbine sıkılır.
Her bomba bir geleceği susturur.
Ve her suskunluk
şiddetin yanında yazılır.
Susma!
Çünkü sıra sana da gelir.
Ateş uzaktan yalnızca ısıtmaz;
günü gelir yakar,
günü gelir yıkar.
Bir millet sustuğunda
bir başka mazlumun sesi kısılır.
Bir kalp korkuya yenildiğinde
zalim biraz daha büyür.
Şimdi vakit,
gür bir ses olma vakti.
Şimdi vakit,
“Hayır!” deme vakti.
Şiddete hayır.
Savaşa hayır.
Kana, kine, kör nefrete hayır.
Ben varım bu tepkiye.
Ya sen?
Sen de var mısın?
Öyleyse katıl bu kervana.
Bir söz ol.
Bir nefes ol.
Bir duruş ol.
Çünkü sessizlik zincirdir,
ama ses özgürlüktür.
Susma…
Bugün susarsan,
yarın konuşacak bir dünya bulamayabilirsin.
ALİ RIZA COŞKUN ©
5.0
100% (11)