2
Yorum
17
Beğeni
0,0
Puan
182
Okunma
Vakit öğleyi çoktan geçmiş
yüreğimin avlusunda bağdaş kurmuş oturmuş yeniyetme acılarım
dalıp dalıp gidiyor eşikte el kadar sevinçlerim
vebalı bir hasretlik sarıyor etrafımı Tüya
Belanın bundan beteri olmaz diye fısıldıyorlar
yeniden kaynıyor damarlarımda korku
üzerine taze topraklar atıyorlar sesimin
Tanrı’lar çoktan orada değiller
Su gibi akan gözyaşları kulaklarını yırttı teryatların
ürkekliğini bırakıp saçlarıma kına yakcaktı elleri annemin
yasalar mezarımı çekmişler bel hizama
Ak- pak oldu diye namusları
Tanrı hangi deliğe s/aklandı bilmiyorum Tüya
Utancından geri çekildi Fırat
yuva yaptılar eskimis yüzüme hasırla toprak arasında
kül rengine döndü mavisi gökyüzünün
yüreğimi yarıp çıkardıklarında içinde çocukları
dudak büküp çıplak göğsünü yumrukluyordu yeryüzü
Yüzünü duvarına dön gögsümün
korkuyorum Tüya...
Seval Doğan