1
Yorum
13
Beğeni
5,0
Puan
149
Okunma

Kaybedilmiş olanı kaybetmek,
Kendi cellâdın olmaktır biraz.
Toprağa sen itersin hatıranı,
Sonra “öldü” deyip kaçarsın biraz.
Ölmüş dirilmez dersin ya hani,
Üstüne kürek kürek susarsın.
Ama gece çökünce yüreğine,
O mezarda sen yatarsın.
Kaybetmek kolay bir kelime,
Dilin ucunda bıçak gibi.
Bir savurursun hoyratça,
Keser geçmişi biçer gibi.
Her yaşanmışlık çivi çakar,
Ruhunun en kör yerine.
“Bitti” dersin, ama bitmez,
Kan sızar en derinine.
Unutmak için ateş yakarsın,
Resimleri, mektupları, sesi.
Küller savrulur göğe doğru,
Sönmez içindeki hevesi.
Bir şarkı çalar ansızın,
Yıkılır kurduğun bütün set.
Bir çiçek kokusu gelir,
Ve sen yine aynı yerdesin,
Kaybedilmiş ölmüş değildir,
Toprak sandığın kalbindir.
Gömdüğünü sandığın şey,
Aslında senin kendindir.
Kaybedilen değil belki de,
Kaybeden sensin farkında ol!
Yarım kalan yaşanmamışlık,
En ağır yüktür omzunda, yol!
Ve gün gelir aynaya bakarsın,
Gözlerin hesap sorar sana.
“Ne gömdün?” değil, “neyi yarım bıraktın?”
Cevap çarpar yüzüne: Kendine…
@NURAL BEKTAŞLI
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.