0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
9
Okunma
Akşam çöktü han odama, kandil soluk;
Gönlümde firkat, dilimde susuk.
Adını andım, titredi ufuk;
Sükûtla büyür içimde boğuk.
Duvarlar şahid bu gizli hâle;
Her taş dokunur eski vebâle.
Sandım ki geçer zamanla çile,
Meğer hicranmış düşen hayâle.
Geçen her nefes ağır bir emân;
Mâzi önümde kapanmaz duman.
Ne bir teselli ne bir ferman;
Yorulmuş kalbim beklemekten, yaman.
Artık bilirim susmak ne iştir;
Her susuş gönle vurulmuş iştir.
Ağlatmam seni, bu ahdim piştir;
Bu söz ömürlük kaderle iştir.