0
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
28
Okunma
Gölgelerimin arkasındaki bir yığın hatıranın ağırlığı,
"Daha ne kadar" diye sitem ettikçe,
Yuvarlandığım derin zifirilik,
Bir hükümdarlık ki;
Köşküm kabirlerden yapılmış gibi,
Duvarları kırık kaburgalardan,
Belki de kelimelerimin bir basamak daha çıkacağından ürküyorum,
Belki de daha fazla kaybedecek aklım kalmadığından,
Hükmü verenin yasak ettiği çizgideyimdir belki de,
Ya çoktan, azabın eşiğini geçip,
Farklı bir cehennemin bezirganlığına soyunduysa tabirlerim;
Caizliklerini de kaybedip!
Ya ölçülemeyen çirkinliği ve hüznü de doğurup,
Yetim bıraktıysam bir canavara dönüşsün diye,
Boşluğumun şismanlaması,
Temiz kalplerle beslenmesinden ötürüyse,
Aynalara bakıp gördüğüm aynıyken,
Çoktan dönüştüysem karanlığın kendisine
Yitikliğin, yalnızlığın, kötülüğün sözcülüğünden çok:
Dillerine, gözlerine, ellerine sahipsem,
Peki ya kalemi tutuyor olmam,
Lütuftan ziyade bir lanetse!