1
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
133
Okunma
Şafakta kızıllıkla başlayıp,
Aynı renkle süregelen günler,
Başka bir karanlıkla mı örtülebilir:
Bu bedbaht zamanlar,
Daha fazla kanla yıkanınca mı çıkar;
Bu iğrenç lekeler!
Her şeye rağmen, umut etmek de var,
Cehenneminde ışığıyla kavuran.
Peki ya sahte tevazular,
Zoraki hüzünler,
Çizilmiş vicdan portresinin taklitleri,
Göz damarlarını bile kurutan soğukluğun,
Rollerle, gösterilerle taksimleri,
Gerçekliğin üstüne çalınan çamura ne demeli?
Bireyselliğe indirgenmiş;
Birilerinin reva gördüğü mutluluğa,
Eğlence için yaşayanların çirkin bekleyişlerine,
Şöhret ve servet uğruna;
Tatminkârlık ve ilgi hırsının perçinlediği umursamazlığa,
Sidik yarıştırırken parlaktıkta,
Herkesin birbirine doğrulttuğu parmaklara,
Peki ya ortalıkta savrulan:
Her düşenin boynuna geçirilen suçluluğa,
Ne demeli?
"Bu da gelir bu da geçer" mi?
Nasip, kader, kısmet mi?
Cehalet mi, rehavet mi?
Delalet veyahut gaflet mi?
Üç günlük hafızalarının sonuna gelmiş, uyuyanlara,
Hangi kelimeler tesir edebilir!?
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.