3
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
40
Okunma
ÖNYARGI
Kapağına bakıp geçme,
içinde fırtına mı saklı, yoksa bahar mı,
bilmeden hüküm verme.
O gözler ki sana soğuk bakıyor,
belki yıllardır sıcak bir el değmemiş,
belki çocukken “sevilmezsin” diye damgalanmış.
O sessiz duruş, kibir değil belki,
sadece korku;
yine kırılmaktan, yine yanlış anlaşılmaktan.
O sert sözler, zehir değil belki,
sadece yaralı bir dilin çaresiz çığlığı;
“yaklaşma” derken aslında “lütfen kal” diyor.
O farklı giyim, o başka yürüyüş,
senin bildiğin kalıba uymuyor diye
suçlu mu oluyor insan?
Önyargı,
en çabuk yargılayan,
en geç pişman olan şeydir.
Bir gün sen de olursun o “öteki”,
bir bakışta, bir kelimede, bir renkte,
damgalanırsın.
O zaman anlarsın:
Hüküm vermek kolay,
anlamak zordur.
O yüzden dur,
nefes al,
dinle.
Çünkü her insan,
kendi hikâyesinin başkahramanıdır.
Sen sadece bir satır okudun diye
bütün romanı mı yazdın sanıyorsun?
Bırak önyargı kapıda kalsın.
Gir içeri,
otur,
dinle.
Belki o zaman görürsün:
karşındaki senin aynandan başka bir şey değil.
Ve o aynaya
gülümsersen,
kendine gülümsemiş olursun....
Gazi Şahin
Kul Yorgun
5.0
100% (5)