2
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
124
Okunma
Betonla pazarlık etmemi istiyorlar benden,
etin yerini taş alsın,
nabzımın yerine vinçlerin soğuk homurtusu yerleşsin diye.
Bir medeniyet taslağı çizmişler:
İçinde merhamet yok,
içinde insanın yüzünü hatırlatan hiçbir şey yok.
Diyorlar ki;
“Bakışların yorulsun,
göz kapakların bir kışa razı olsun.
Uyut kendini,
unut kendini,
alış.”
Oysa ben alışmadım.
Alışmak,
insanın kendi kalbine attığı en sinsi kurşundur.
Ben o kurşunu söküp çıkarıyorum her sabah,
ellerim kan içinde kalsa da.
Gövdemi betona takas etmiyorum.
Çünkü biliyorum:
Taş büyürse insan küçülür.
Ve ben küçülmeye razı değilim.
Merhameti bir sökük gibi dikip atmamı istiyorlar.
Oysa merhamet
yarayı saklayan değil,
yaraya katlanan son dikiştir.
Ruhumun iç astarında
annemin sesi gibi durur;
sökülürse dağılırım.
Beni kışa ikna etmeye çalışanlara karşı
ben baharın gürültüsüyüm.
Sessiz sanırlar,
oysa toprağın altında çalışan bir isyan var.
Köklerin sabrı,
filizin başkaldırısı var.
En karanlık duvara çarpıp
geri dönmeyen bir sesim ben.
Yankı değilim.
İzin değilim.
İtaat değilim.
Alnımı betona sürttüğümde
orada bir secde izi belirir.
Taş utansın diye.
Gökyüzü şahit olsun diye.
Kelebeğimi savunurum içimdeki kurşunlara karşı.
Çünkü insan
en çok kendi içindeki cellada yenilir.
Ben o celladı aç bırakıyorum.
Renklerimi paslı namlulara teslim etmiyorum.
Beni taşa benzetmek isteyenler bilsin:
Taş sabit kalır,
ben yürürüm.
Taş susar,
ben konuşurum.
Taş soğuktur,
ben yanarım.
Bir çocuğun avucunda sakladığı umut olurum sonra,
kirli bir çağın ortasında
tertemiz bir cümle gibi.
Kış uzadıkça uzasın.
Kar kalınlaştıkça kalınlaşsın.
Toprak suskun görünsün.
Ben bilirim:
Toprağın altında
kimsenin susturamadığı bir hazırlık vardır.
Bir bahar
kimsenin iznine ihtiyaç duymadan
gelir.
Ve o gün
beton çatlar.
Taş utanır.
İnsan hatırlar.
Taha Bilal Mustafa Kekeç
5.0
100% (3)