0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
17
Okunma
Gönül de Yangın
Sorsunlar sevenlere, sevdiğini istemez mi gönül?
Her bakışta bir nebze daha pişip, yanmak değil mi gönül?
Gördüğünde vuslat sanır, oysa özlemin tam başlangıcı,
Daha ilk nazarda düşer yüreğe, o onulmaz ayrılık sancısı.
Başlar hesaplar; ne vakit siner tenine o yarin kokusu?
Gönül bu ya; evham içinde yenemez bir türlü ayrılık korkusunu.
Görmek ister o ahu gözlerden ilahi ayetleri okumak için,
Zatın nuruna bakıp, o mukaddes zatına dokunmak için...
İlk bakış, ilk dokunuş sadece bir macera mı sandın?
Bilmez misin; ilk kıvılcım ellerde, ilk tutuşta gizlidir yangın.
Sonra başlar arayış; katman katman ne yer kalır ne gök,
Gönül kabı genişler de, on sekiz bin aleme olur bir kök.
Kimi "sevgi" diye adlandırır bu narı, kimi "aşk" der adına,
Kimi Hak yolunda mesafe için vurulur meçhul bir kadına.
Oysa her biri bir basamaktır, miraca yükselmek için,
En çetin imtihandır; mizaç ile ilahi aşk arasında seçim.
Gönül ister sevdiğini; ayet-i sırra müşerref olmak için,
Ölmeden evvel ölüp, sırrına erip, ebediyen yanında kalmak için.