3
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
69
Okunma

Karanlıklarda kök salar ulu çınar,
Vakarla ve tevazuyla yükselir semaya.
Kadim bir tarihin nabzı atar asude gövdesinde.
Esirgemez gölgesini ne ağyardan ne yardan;
Ayırmaz karıncayı şâhtan, padişahtan.
Unutmaz toprağa olan vefa borcunu.
Bereket ve rahmetle eğerken dallarını,
Selamlar toprak anayı, aziz Anadolu’yu…
Nice kervanlar konakladı ulu gölgesinde,
Nice fermanlar asıldı asırlık gövdesine.
Âşıklar buluştu mahzun dalları altında,
Ozanlar atıştı, şairler şiirler okudu onun huzurunda.
Sadece bir ağaç değilsin sen, ulu çınar!
Maziyi âtiye bağlayan gönül köprüsü,
Kadim tarihimin canlı şahidisin.
Anlat bana asırlık hatıralarını,
Anlat vefalı dostlarını, gölgende oturanları.
Biliyorum, adın ve fotoğrafın kalacak bir gün;
Ben de olmam o gün…
Nice asırlar geçecek üzerimizden.
Üzülme ey ulu çınar!
Ben ebed yolcusuyum;
Seni de götürürüm gönlümün gittiği yere:
Ebedî mutluluğa, sonsuzluk yurduna…
5.0
100% (3)