...yine de en iyi şey, sevilen bir kadının yanında, konuşmadan, yalnız onun beraberliği duygusu ile tamamen mutlu bir gece geçirmektir. fazlasını aramamalıyız; çünkü iki varlık hiçbir vakit tek olmaz. maupassant
Erdem Öztürk
Erdem Öztürk

Yıldız Çorbası

Yorum

Yıldız Çorbası

( 1 kişi )

0

Yorum

6

Beğeni

5,0

Puan

105

Okunma

Yıldız Çorbası

"Yıldız çorbamın tadına bakın
Sizin için yaptım
Eminim daha önce içmemişsinizdir
Karabiber eklemenize gerek yok
Sadece biraz limon sıkın
Rahat rahat çiğneyebilirsiniz
Göktaşlarını ayıkladım"

Seda AKİPEK (Ejderhalar Nezle Olmasın)



annem yoktu
ama bir tabak çorba gibi
her akşam içimde soğuyan bir merhamet vardı

ben kimseye can demedim
çünkü can deyince
insanın cebinden bir ömür düşüyor

bir keresinde
sana gel diyecektim
ama dilimin ucunda duran kelime
pazardan alınmış çürük domates gibi
parmaklarımın arasından aktı gitti

şimdi odamda
üç bacaklı bir sandalye var
dördüncü bacağı
sen giderken yanına almışsın

gece olunca
duvardaki takvim eğiliyor
günler üstüme dökülüyor
sanki Mevla
zamanı yanlış pakete koymuş gibi

ben sana ulaşamadım
ama bir bardak suya her baktığımda
içinde yüzünü yıkamış bir balık görüyorum

sen başka bir hayata kısmet oldun
ben ise
çamaşır ipine asılmış eski bir gömlek gibi
rüzgârın insafına kaldım

sormadım artık
neredesin diye
çünkü bazı insanlar
haritada yok
ama kalpte
her sokağın adını onlar koymuş

bir gün
Duayla konuşur gibi konuştum kendimle
dedim ki
beni bu kalpten koru
çünkü en çok kalp
insanı yarı yolda bırakıyor

şimdi penceremde
iki yıldız değil
iki sigara yanıyor
biri benim
öteki
hiç gelmeyecek olanın hatırası

ben güzel değilim
ama sözlerimden hâlâ
bir tarlanın kenarında unutulmuş
çürük elma kokusu geliyor

bunu da al
cebinde dursun diye söylüyorum
insan bazen
sevilmekten değil
yanlış kişiye sevilmekten ölür

ve eğer bir gün
biri sana nasılsın diye sorarsa
cevap verme
çünkü bazı sorular
yalnızca mezar taşlarının anlayacağı dildedir



çocukken
herkesin bir babası vardı
benimse
yırtık bir mendilim vardı
onu cebimde taşır
baba diye koklardım

evimizde
radyo hep kısık sesle ağlardı
annemin yokluğu
duvarlara sinmiş bir sabun köpüğüydü
dokunsan patlayacak
ama hiçbir yere gitmeyecek

komşu kadınlar
çorba getirirdi bazen
kaşığı ağzıma götürdüğümde
içinden hep
biraz yalnızlık çıkardı

ben o zaman anladım
insan büyürken
boyu uzamaz sadece
içindeki sessizlik de boy atar

sonra bir gün
sana rastladım
sanki Mevla
yanlış adrese gönderdiği bir mektubu
cebime sıkıştırmıştı

adını ilk söylediğimde
dilimde bir kuş kanadı kırıldı
o günden sonra
hiçbir kelime düzgün uçamıyor

sen gülerken
sokaktaki tüm kediler
aynı anda başını kaldırıyordu
ben ise
bir çöp tenekesinin yanında duran
eski bir ayakkabı gibi
kendi kokumdan utanıyordum

beni sevmedin
biliyorum
ama insan
sevilmediğini de
bir tür sevgi sanıyor bazen

gece yatarken
yastığımın altına
adını koydum
sabah kalktığımda
yastık ağırlaşmıştı

demek ki
isimler de kilo alıyormuş
insanın kalbinde



bir ara
dünyayı düzeltmeye kalktım
musluğu sıktım
ama su yine damladı
perdeyi çektim
ama gece yine içeri sızdı

anladım
dünya bir çocuğun cebindeki bilye gibi
ne yaparsan yap
yuvarlanacak bir yer buluyor

sonra Yaradan’a mektup yazdım
ama adres kısmına
sadece içim yazabildim

postacı
kalbimi kapıma bıraktı
zarfı açtım
içinden
eski bir fotoğraf düştü

fotoğrafta
sen yoktun
ama ben yine sana bakıyordum



bazen
bir balıkçı teknesi gibi hissediyorum kendimi
içimde ağlar var
ama tutacak balık yok

denize açılıyorum
su bana bakıyor
ben suya bakıyorum
ikimiz de
aynı şeyi düşünmüyoruz

çünkü su
hiç kimseyi beklemez



bir gece
rüyamda annemi gördüm
elinde bir tas vardı
içinde yıldız çorbası

bana uzattı
ama ben kaşığı tutamadım
ellerim
başka birini sevmekten
yorulmuştu

annem gitti
çorba döküldü
yıldızlar yere saçıldı

o günden beri
gökyüzüne bakınca
hep biraz suçluluk hissediyorum



şimdi yaşım büyüdü
ama içimde hâlâ
kırmızı bir çocuk oturuyor

her sabah
pencereden dışarı bakıp
aynı soruyu soruyor

bugün
bizi kim sevmeyecek

ben cevap vermiyorum
çünkü bazı sorular
çocuk kalmak ister

ve ben
artık kimsenin sorusuna
çocuk kalbimle cevap veremem



eğer bir gün
yolun benim sokağıma düşerse
kapıyı çalma

çünkü kapılar
yalnızca girenler içindir
bekleyenler için değil

ben pencereden bakarım
sen yürür gidersin
arada bir sokak kalır

o sokak
bizim en uzun konuşmamız olur

ve biri sana yine sorarsa
necesin diye

gülümse
ama cevap verme

çünkü bazı hayatlar
ancak susarak anlatılır

Paylaş:
6 Beğeni
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (1)

5.0

100% (1)

Yıldız çorbası Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Yıldız çorbası şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Yıldız Çorbası şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Bu şiire henüz yorum yazılmamış.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
ÜYELİK GİRİŞİ

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL