3
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
55
Okunma

GERZELE ŞİİR EVİ
Tarihi bir kapıdan yavaşça girersin içeri,
Zamanın eliyle yontulmuş duygu evi
Kütüphaneler suskun bekler her an seni,
Her kitap bir sır, her mısra bir rüya gibi
Taş duvarlar fısıldar geçmişi,
Antika lambalar ışık saçar içeri
Tozlu raflarda yankılanır dizeler.
Bir şairin kaleminden akar heceler.
Denizli’nin kalbinde, bu ev bir şahit,
Şairin, müzisyenin, dostların hepsi ahit.
Şiir, türkü ve dostlukla hep dolup taşar,
Bu eski mekânda, yürekler sevgiye koşar
Denizli’nin kalbinde, şiirden yuvalar
Her hafta şairler, sözlere kanat takar.
Deniz Hoca konuşur açar kapıyı, ışık saçar,
Muammer Hoca’nın sesiyle gün başlar.
Fatma ablanın sözü gönüllere dokunur,
İbrahim Bey’in udu hüzünle yoğrulur.
Betül Hanım anlatır masal gibi hayatları,
Ömer Bey tamamlar yarım kalan satırları.
Hurşit Bey gitarıyla nağmeler döker geceye,
Tel tel işler duyguları, ay ışığında heceye.
Bir şiirden bir türküye, gönüller bir olur,
Zeynep hoca hanımın tefine ahenk tutulur
Hüseyin Hoca çıkar, şairlerden kesitler sunar,
Nazım’dan Yahya’ya, dizelerle zaman aşar.
Her mısra da bir anı, her cümle bir hatıra,
Gerzele şiir evinde harfler şifa olur yaraya
Her misafir şiirden inciler serper,
Âdemoğlu gönülden damlalar söyler.
Osman Amca türküyle dizeyi hür eder,
Ak saçlı Mustafa Hoca her anı izler.
Eski bir kütüphane, antika bir şiir mabedi,
Duvarları, her köşesi, tarihten bir şehzade gibi.
Çay tütüyor, eski ahşapla bezenmiş masalarda,
Zaman durmuş sanki, kalemler konuşur burada.
Nostalji kokar burası, mazinin eli uzanır,
Antika sandalyelerde otururken dertler azalır.
Kitapların gölgesinde büyür insanın özü,
Gerzele Şiir Evi’nde yankılanır sözün gücü.
Ve konuklar birer birer dökülür satırlara,
Nostaljik bir meclis, sözler uçuşur arka arkaya
Gerzele’ Şiir Evi, bir nefes, bin hatıra.
Dostlukla yoğrulur harfler akar yarınlara
Her harf, her mısra, gönüllere ışık saçar
Bir nota, bir hüzün, bir sevinç yakar
Her gönül coşar şiirden parçalar sunar,
Her dize kalplerde yeni bir ateş yakar.
İbrahim Çamalan sahnede bir ışık yakar,
Şiiri tiyatroya dönüşür, göklerde parlar.
Her kelâmı yıldız, her nefesi bir bahar,
Gönüllere düşer umut dolu tek diyar.
İbrahim Kavas dimdik, vakarla durur,
Sessiz heybetinde bir ufuk kurur.
Öğretmen duruşu gönüllere vurur,
Bilgiden, erdemden zirvede bulur.
Ahşap masalar anılarla yüklü,
Her sandalye bir şairi taşır
Kahve kokusu şiirlere karışır,
Bu evde, zaman aşkla yarışır
Hayat verir nefesi, sözleri latif,
Gönüller yapar, sohbeti zarif.
Ak saçlarda saklı zamanın izi,
Nostalji saklı, bir hikmet denizi.
İslam Bey’in mekânı bir şiir diyarı,
Nükteli sözlerle parlar her duvarı.
Misk kokulu çayla ısıtır canları,
Ak saçında saklı yılların acıları
Bir Şiir evinde yandı bir yıldız,
Adı İsmail Bey, özü bir arı,
Sözleri dilden dile yayılır,
Sazıyla dokur aşkı, barışı.
Cumhuriye Hanımefendi,
Bir yıldız gibi ışır gökte,
Asaletin, zarafetin tek sesi,
Sevgiyle sarar bir çınar kökte.
Hasan Kallimci, türküler gibi,
Diyardan diyara şiir taşır,
Türk dünyasında yankılanır,
Gönüllere sevda nakşeder, aşılır.
Havva Ergür Hanım, şiirde nefes,
Sevdanın özü, en temiz sesi,
Mısralarında açar gülden kafes
Açar sözlerinde bahar mevsimi.
Şiir evinde aşkın tılsımlı sesi,
Birlik olur, coşar, yarınlara taşar,
Kelam ile gönüller ateş olur yanar,
Şairin sönmeyen sonsuz meşalesi!
Bir nostalji, bir huzur, bir hazine,
Şiir Evi derler bu kutsal mekâna.
Burada yalnız kelimeler konuşur
Ve her yürek döner ait olduğu limana.
Adem GÜMÜŞ
2025 Eylül
5.0
100% (3)