Milletin bağrında temiz bir nesil yetişiyor. bu eseri ona bırakacağım, gözüm arkada kalmayacak. m. kemal atatürk
Yahya İncik
Yahya İncik
VİP ÜYE

Aşkın Dili

Yorum

Aşkın Dili

1

Yorum

13

Beğeni

0,0

Puan

325

Okunma

Aşkın Dili

Aşkın Dili


yosun tutan zamanın çekilir nefesi
dövülür -aşkın dili- örs üstü ürperti
çelikleşir sevgi nâz bakışları
geceyi böler şeddeli vedâları
titrer kainattın yüreği titrer !
yıkılır aşk mabetleri birer ikişer
ve tanrıların çekilir kılıçları
sunaklara dökülür saç telleri
ürperir insanlık !

açımsız mektupları teslim eder hayat
çalar kapısını sevgilinin canhıraş
kırılır ala üveyik kanatları
uçumsuz şehirlerin gökyüzüne fitne
yarılır ay
yarılır aşk üzre sözler
sarmalar suskunluk !

hırkasını ve hurması kaybeder zâhid
yıkılır tekkesi
yakılır dervişan nâmeleri
su yüzünde döner aşk
çekilir girdabına s[onsuzluk]

küllenir çe’rağ
miskin menkıbeleri akar
kerâmeti gözlerine yaş
anlatılır dilden dile
himmeti ne gül de bulur nede lâle de
ne hallâc umrunda nede başkası
aşktan öte aşka kanat açar

bu bab dokuz olsun yazıma; biriksin odun

Yahya İncik
Nâr-ı İbrâhim Kırık Aşk

Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Aşkın dili Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Aşkın dili şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Aşkın Dili şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Sabitlendi Etkili Yorum
-Tesbih-
-Tesbih-, @eternal2
23.1.2026 16:21:23


Aşkın beşeri olanından sıyrılıp, kıyamete oradan da hiçliğe evrilişin tablosu.

Anların kangren olduğu boşlukta çekildikçe nefes ciğerlere dolan şey kederdir.
Aşkın mabetlerinin yıkılması, sıradan ayrılıktan ziyada inanç çöküşüdür.

Yani aşk burada diyor ki
İnsanın kendi eliyle yarattığı ve yine kendi eliyle yıktığı bir puttur.

Dillerin lâl olduğu suskunluk Ay'ın yarılmasıyla başlayan , aşığın göğüs kafesindeki fay hattı.


İşte dünyevi tüm zırhlar düştüğünde, dervişin yanan nağmeleri, kelimelerin taşımaya gücü yetmediği kor nokta. Ne gülün kokusu, ne lalenin rengi teselli edebilir ruhu
zamanüstü bir yanış bu.

....


arzın çatlamış dudağı
sızar boşluktan sırma zehir
yırtılır ebediyetin sağır kundağı
ne nehir akar
ne de şehir bu ovada
asılı kalır Araf'ta sönük fener
ufuk kendi gölgesini çiğner
Ve
öğütülür ruhun çarkında gümüşten tozlar
mahşer yerinde dillenir
dilsiz yaralar.

🌙


© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL