0
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
168
Okunma
Hadi git.....git.........
volkanlarım harekete geçmişken,
akıyorken lavları
yüreğimin kreterinden yamaçlarıma....
sana kor ateşten mendil yaptım,
belki düşerim yanaklarından alev alev,silesin diye.......
gözlerine bakmak mıydı mahkumiyetime sebep
Gitmeyi, kolay sanıyorsun ha....
Bunca emekten sonra,
sessizce kapıları çekip gitmek kolaydı ha...
Git bakalım.......
Ben,
Giymişken aşkın hırkasını,
Yüreğimin dipsiz çilehanesinde..
Masumum..Yusuf gibi...
Ama sen......
Unuttun,
Dünya dönerken,
tüm açılarının güneşsiz sıfır olduğunu
Git bakalım,nasıl ayrışacaksın bensiz,
seni alıcı kılan renklerine......
Git bakalım
seni bir daha alacakmıyım, mahremime..
Bu hâzân mevsimin de
Eteğinde binlerce ölü güller dökülürken,
sürer miyim seni,
namus diye sakladığım bedenime......
Senin yüzündendir bu serden geçtiliğim,
alaya almaları mahalle çocuklarının adımı....
Adın, hüzünlü bir deli bestesi,notasız, perdesiz...
üç telli çuramda.
Böyle tarumar,böyle perişan değildi,
sen gitmeden önce,
göğsümde ki hasbahçem....
Bir şamar gibi suratıma kapanmazdı
umut diye çaldığım kapılar...
Şimdi bir dilenci oldum
bu koca şehirde....
İstediğim,ekmek, su sanırlar,
oysa, bir avuç tuzdu...
basmak için, bendeki yarana derin bir,
ooooh....
çekmek içindi dilenciliğim.
Git...
git bakma arkana,
aldırma göğsümde ki hıçkırıklarıma,
koydum bohçana kat kat yüreğimi,
azık olsun,al iki gözümüde,
değmesin ayağın taşa,
Ben sarılırım sensizliğin hırkasina..
Gözlerim gittiğin yolun kenarinda
Kuru bir ağaç gibi
bir gün dönersin diye,
Bekliyor...
Sen aldırma boynu bükük bakışlarıma
Git....
Bu kızgınlığım bahane...
Hasan Yıldız
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.