1
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
41
Okunma
Bir hüküm indi üstüme, mühürsüz, izsiz,
Teraziler eğikti, tartı suskun, sözsüz.
Saf tuttum adaletle, niyetim dosdoğru,
Ok rüzgârı tanıdı, yay kırıldı, kol doğru.
Bir emir yankılandı: “Bekle.”
Bekledim.
Sabır dedim adına,
dişlerimi sıktım.
Zaman eleğini vurdu alnıma ağır ağır,
Ne nişan kaldı omzumda ne eski bahar.
Rütbeler düştü yere, birer isim gibi,
Kalan yalnızca duruştu—
Allah bilir gibi.
Ateşe sordular beni: “Yanıyor musun?”
Yandım, kül olmadım; secdeye durdum.
Suda sınandım sonra—bulanık, derin, soğuk,
Hak batarsa sanıldı,
ben Hakk’a tutundum.
Bir mahkeme kuruldu gecenin içinde,
Şahitler sustu, dosya kaldı secdede.
Kalem eğildi belki, satır şaştı,
Ama Arş’ın altında
hiçbir hak kaybolmazdı.
Yıkıldım sandılar—
oysa sadece soyuldum.
Nefs elendi, yük gitti,
özle doğruldum.
Şimdi ayakta duran bu sessiz asker
Buyrukla değil,
emanetle yürür.
Bilirim: hüküm gecikir,
adalet değil.
Ve bilirim:
Allah kulunu
en çok,
hakta yalnız bırakarak
yüceltir.
5.0
100% (3)