0
Yorum
0
Beğeni
5,0
Puan
81
Okunma
Bıraktı gitti öylece,
Sessiz, durağan biçimde.
Yaşam koçları
İrade mi öğretir, yoksa dünyaları mı yaratır?
Ya da medyumların mı demeliydim?
Hemcinsini tanrılaştırmış biçimde övgüler yağdırıyor.
Bir müneccim kaderini çizmeye çalışıyor.
Ah, benim tarotçu kontesim!
Ben emperyalde bir sokak sanatçısı, hippiyim.
Dilenci bekliyor graffiti çizili ara sokaklarda.
İstiklâl’den geçerken gözükmüyorsun ortalıkta.
Uzun zamandır uzak kaldık şu kalabalıktan.
Işığı olmayan sokak lambalarında,
Bu yüzden gözlerimiz kapalı; kendi ütopyamızda, rüyalarda.
Gelenekten kaç mil uzaktayız, bilmiyorum.
Ama tek bildiğim bir şey var ki: ahlakta sınır tanımıyoruz.
Bunu herkes biliyor veya düzene göre kurallarını çiğniyor.
Herkesin bilip de sakladığı her şeyi bu mısralarda
açıklıyorum.
Ah, benim falcı kontesim!
Bazı gerçekleri bilmiyorsun ve bilmek de istemezsin.
Çünkü sadece sadakat bekliyorsun başkalarından.
İnsanlar aşk üzerine inşa etmezler bir binayı.
Çoğu zaman yıkılmıştır, kuma zemin olduğundan.
Noksanlıklarını tamamlamak üzere kurulmuştur çoğu
zaman.
Bu yüzden çok gerekliydi mantıklar üzerine kurulan her bir
evlilik.
Çoğu zaman yoğun bakımda, mahkemelerde...
İlahi sevgileriniz ile çıktığınız her yol hezimet ile
sonuçlanıyor.
Tanrısından varsıllık istiyor nedense,
Razı gelinemeyen kaderden uzaklaşıp soyutsal yollarını
çiziyorlar.
Her adım attıklarında Tanrı’nın izi var.
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.