0
Yorum
0
Beğeni
5,0
Puan
52
Okunma
Nişantaşı’nda bir kafeye
Genç iki kişi girdi.
Altı numaralı masaya oturdular.
Kafenin üst katından ne de güzel gözüküyordu eski binalar.
İkisi nasıl heyecanlıydı, bilemezsiniz.
Birisi etrafı süzüyordu, diğeri göz temasından kaçınmıyordu.
Garson yanlarına gelip sordu:
— Ne istersiniz?
Kadın dedi ki:
— Cold brew latte olsun.
Adam, onun isteğinden yürüyerek, “Aynısı olsun.” dedi.
Hemen başladılar mülakat hazırlığına.
Kadın dedi ki:
— Benden hoşlanıyor musun?
Adam somurtmaya başladı:
— Sevmesem neden konuşayım ki?
Hikâye bu kadar desem yeridir işte.
Yanlış yollarda, yanlış kaderle yolunu çizmeye çalışıyorlar.
Liyakat kurmaya çalışıyor, emin adımlarla
Geleceğe dair seçimlerine kıyafet giydiriyorlar.
21
Her zaman geçmeli insanın aklından;
Bir kerelik olsa dahi “sevmeli” insan.
Ve bırakmamalı yüreği kırgın olanlardan.
Kadın toplayamaz yerdeki cam kırıklarını;
Parmak uçları kanıyor dokundukça.
Adamın ruhu gitmişti, orada değildi artık.
Sanki kâinat hesap soruyor;
Sordukça susuyordu.
Artık kategorize etmiş kadınları
Ve bir daha konuşmayacak.
Kadın buna karşılık avutuyordu kendini:
— Ben daha iyilerine layık bir kadınım.
Sonuç olarak ne oldu bu buluşmada?
İkisi de aradığını bulmuş muydu, yoksa
Kader karşısına öğreti verdi cevap olarak?
Sonuçlarına katlanması gerek her iki bireyin.
Birisi tahammül ettikçe üstün arayışlara,
Döngüsü tekrar edecektir sevgi onaylarına.
Ve hiçbir adam karşılığını vermeyecek çelişkilerde.
Devirler geçtikçe değişecek bu sistem.
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.