0
Yorum
7
Beğeni
5,0
Puan
136
Okunma
Seni sevdim diye günaha mı girdim ben şimdi?
Ellerini tuttum diye, saçlarını okşadığım diye.
günaha mı girdim ben şimdi?
Sana göre de sevmek, en güzel ibadet değil mi?
Yol hayır,
Ayırsan da bilemezsin aşk, kemik mi? yoksa et mi?
Uyan be Adem, millet ruhunu satıyor,
Hava boşluklarında rüzgar ile dolaşıyor,
Benim yüküm ağır,
Yoksa uçmasını da bilirdim ya neyse,
Biz masumane Leyla peşinde,
Sevgi fakirleri, kurt postunda it izinde.
Kemik kıranlar, ceviz kıran olmuş,
Tarumar ettiler ölüm bahçesinden en güzel çiçekleri,
Biz şerbet içmek istedik Rıdvan kasesinden,
Kısa görünür,
Ama batınca çok acıtır be Adem, dost kazığı.
Tırnaklarını törpülediler,
çünkü maskeler üst üste binmişti,
Çıkarmak, yenisini takmak zor oluyor anladın mı?
Kan kokusu bu, peynir kokusuna benzemez ki?
Ama fare gibi iz sürerler, her pisliğe bulaşmış elleri.
Lanet olsun
Mecburum üstü kapalı kek yemeye,
Sözün mesafesi iki metre civarında.
Hayattan sonrası, topraktan loş bir oda,
Güzelliği nefesinizi kesecek sizi temin ederim.
Şimdi diyeceksiniz ki,
Seyyah aşktan nerelere geldi,
Aşk çoktan gitti be Adem,
Sadece güneş batarken gölgeleri yansıyor.
Safımız belli,
Emin ettik kendimizi,
Belledik hedefimizi,
Dünya şiir kadar güzel olduğunda,
Hey hat beni hatırla.
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.