1
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
143
Okunma
Adı Matmazel’di,
yaşı yüzüne sinmiş bir köpekti…
Bir metro istasyonuydu evi,
soğuk gecelerde merdiven altı,
kalabalıkta sessiz bir köşe.
Kimseye ilişmezdi, kimseye karışmazdı.
havlamazdı boş yere.
Gelen geçeni izlerdi sadece,
bir çift yorgun gözle,
“İnsanlık hâlâ burada mı?” der gibi…
Çocuklar severdi onu,
yaşlılar başını okşardı.
Sabah telaşında bir tebessüm,
akşam yorgunluğunda bir teselli olurdu.
O istasyonun kalbiydi Matmazel.
Sonra bir yalan düştü ortalığa…
“Zararlı” dediler,
“Tehlikeli” dediler.
Oysa en tehlikesiz olan oydu
o beton dünyada.
Ellerinde merhamet yoktu gelenlerin,
gözlerinde vicdan hiç yoktu.
Belediye görevlileriydi.
Bir sopa indi başına vahşice,
sonra bir tane daha…
Bir tane daha...
Matmazel kaçmak istedi,
ama yaşlıydı…
Gücünü çoktan bırakmıştı yıllara.
Kaçamadı...
Kanı aktı taşlara,
taşlar utandı,
insanlar sustu.
O an anladı herkes:
Bazı canlar,
insanlardan daha masumdur.
Ve orada düştü Matmazel…
Bir metro istasyonunda,
soğuk bir zeminde;
Sessizce,
Kimsesizce,
Vahşice...
Şimdi trenler geçiyor ordan,
İçinde merhamet olanlar
tutuyor yasını,
ayaklar fark etmeden basıyor hatırasını.
Ama alem biliyor;
Demetevler’de
bir köpek değil,
insanlık öldü o gün.
Adı Matmazel’di…
Yaşlıydı,
masumdu,
oracıkta hayata gözlerini yumdu..
Abdurrahman Tümer
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.