2
Yorum
16
Beğeni
5,0
Puan
171
Okunma
Tostik: Bir taş oyunu. Hem oyunun hem yumurta büyüklüğündeki taşın adı.
(Büyükçe bir taşın üstüne tostıik taşı dikilir, biraz uzaktaki çizginin ötesinden el taşıyla tostik devrilmeye çalışılır. Atan, attığı el taşını tostik yerine konmadan almak zorunda. Deviremeyen ya da çizgiyi geçmeden yakalanan ebe olur).
Bir oyundan kalma bu,
taş ve gölgeyle oynanan.
Kumdan önce öğrenilmiş
bir el oyunu.
Biri taşı yerine koydu,
rüzgâr hamleyi bildi. (İbrahim)
Biri geceyle boğuştu,
elleri değmeden kazandı;
adı değişti,
yükü kaldı.(Yakup/İsrail)
Biri kalabalığı yürüttü,
taş yerinden oynadı,
perde arkasında
kahkaha unutulmadı.(...)
Bir çocuk taşı doğru yere bıraktı,
taht kendiliğinden geldi.
İpler gölgede
fazla görünürdü.(...)
Sonra biri acele etti,
el taşı kaydı,
oyun kabul etmedi.(...)
Şimdi sınırlar dar,
oyun geniş.
Bir taş kaldı ortada:
dünya kadar.
Gökyüzü metal gözlerle dolu,
sahne eski
dekor yeni.(...)
Savaş bir meslek artık.
Yönetenler taş seçiyor,
konuşanlar oyunu anlatıyor.(...)
Bir yerlerde
çizgiyi geçemeyenler var.
Ebe hep aynı. (Gazze)
Not: Tostik, görünen taş.
Gölgeler…
ellerin pazarı.
Seddar İnce/ Mersin 09.01.2026
5.0
100% (7)