5
Yorum
17
Beğeni
5,0
Puan
104
Okunma

Vuslatımı öldüren, gece miydi en erken,
Ben gitmeyi denedim, kalabilmek hünerken,
O yeşil gözlerinden, gökyüzüne dönerken,
Düşersin dedikleri, vurulmakmış meğerse
Gözlerin iki Dicle, saçlarınsa bir Fırat,
Ey Rabbim bu güzeli, isterim baştan yarat,
Nefes nefese kalıp, baş aşağı son sürat,
Koşarsın dedikleri, yarılmakmış meğerse.
Sığ limandan çekilir, dalgadaki son izler,
Altı delik geminin, batmasını kim izler,
Hele ki son veda da, yatışmazdı denizler,
Taşarsın dedikleri, durulmakmış meğerse.
Sana yakın büyüdüm bir şehrin uzağında
Su bile olamadın bu fakir azığında
İki ters bir de düzden ömrümün kazığında,
Başarsın dedikleri örülmekmiş meğerse
Yaşadığım dünyayla, barışıktım önceden,
Şimdi sensiz günlerin, farkı yok işkenceden,
Ayrılık yüreğimi, titretirken inceden,
Üşürsün dedikleri, sarılmakmış meğerse.
Ben sana hep bir bahar, hep bir yaz değil miydim?
Sen de bana adanmış, bir çift söz değil miydim?
Az yansam olmaz mıydı, zaten köz değil miydim?
Pişersin dedikleri, kor olmakmış meğerse.
Ne anlatır yokluğu, hangi söz, hangi tanım,
Bu benim uçurumum, bu benim hezeyanım,
Kara sevda uğruna, verdiğim imtihanım,
Taşırsın dedikleri, yar olmakmış meğerse.
Sevdanın ummanında, kehri çamura batıp,
Gitmek ister şu gönül, derdi Rahmana satıp,
Uzun yaslı bir taşa, ayağımı uzatıp,
Beşersin dedikleri, dürülmekmiş meğerse.
Kahıroğlan şu ömrüm, verilen süre kadar,
Sende bekle bakalım, İkinci sura kadar,
İstikamet mecburi, gittiğin yere kadar,
Yaşarsın dedikleri, dirilmekmiş meğerse.
5.0
100% (7)