2
Yorum
16
Beğeni
0,0
Puan
197
Okunma

Kelimeler,
Kulakları sağır olanlar için
Fazla değerlidir;
Onları boş bir
mezar sessizliğinde
S’aklıyorum...
Beni tükettiğini sananların
İştahı ne kadar da zavallı...
Tabağındakinin sadece
Bir akşam yemeği değil,
Ruhuna çökecek
bir zehir
olduğunu bilmeden
Çiğnemeye devam ediyor.
"Afiyet olsun"
demem bekleniyor
sanırım
Köklerini ayırdığım
Zıkkım kebabının
yanı sıra
Belki...İhtimaller işte...
Mideye oturduğumda,
(Maden suyuna yeltenme
O kadarı ile erimem)
O meşhur balığın
Hikayesini hatırla
Ben Yunus değilim
Ben o karnı içeriden
Parçalayacak olan
Keskin bıçak.
Çıkarılmayı
beklemeyeceğim
Elbette,
Kendi yolumu
Kendim açacağım
Her zaman ki gibi
Sadece biraz
bekliyorum.
Bu izlenceyi
Bir pazar sıkıcılığına
Kadar erteliyorum..
Gökyüzünü sarsan
O "ah"lar mı
Bir kilisenin bile
Çıkaramayacağı
günahlar mı yoksa
Hayır, onlar sadece
yaklaşan fırtınanın
ayak sesleri.
Ve inan bana,
Ben yağmuru çok severim
Çok severim sırılsıklam
sevişmeyi kara bulutlarla.
Cilveleşmeyi tenimi yakan
Asit yağmurlarıyla...
Sarsılan o arş,
Senin adaletin değil
Benim sahnemdir.
Gökyüzü gürlediğinde
Herkes saklanacak
Bir delik arar,
Oysa ben,
Şimşeklerin altında
Dans etmek için
Siyah şemsiyemi
Evde bırakırım
Ay dev bir
spot ışığı tepemde
Yıldırımları ise
Kavanozlar da
Biriktiriyorum
İzle
Bu figürler sana...
Beni yutmaya çalışan
O karanlık mide,
Şimdi kendi içinde
Bir yabancıyı
Ağırlamanın
Sancısını çekiyor.
Sindirilemeyecek
kadar sert,
Kusulamayacak
kadar derindeyim.
Erişimimin kısıtlandığı
sanılsın
Kapıların kilitlendiği...
Unutulan bir şey var
Hayaletlerin anahtara ihtiyacı yoktur...
Ve o beklediğin
"afiyet olsun" cümlesi,
Mezartaşına kazınacak
Son şaka değil belki
Bir tebessüm olarak
Okuyanların yüzüne
konacak
Mânidar bir espri...
O mideden çıktığımda,
Sadece
Boş bir kabuk olarak
Kalınacak.
Çünkü bazen kurtarılmak,
Geride enkaz bırakmaktan
Daha az eğlencelidir...
İzle şimdi
Almasın gözünü
Kapa ışıkları
Sahne benim
Sen ise
Yerli yerince
Yerlerde...