1
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
162
Okunma
Üzülme!
Kırılan şey kalbin değil,
Kalbine dar gelen kabuktur
Tohum sancıyı böyle tanır.
Üzülme!
Gece dediğin şey
Işığın hazırlanma hâlidir;
Karanlık, sabahın iç çekişidir.
Bir kapı kapandıysa
Ardında rüzgâr kalmaz sanma;
Kilitlenen yer akıl,
Açılan yer kaderdir.
Sen kayıp dersin
Hikmet isim değiştirir;
Alınan şey eşya,
Kalan şey yol olur.
Üzülme!
Düşüş sandığın zaman
Toprağın seni çağırmasıdır;
Tohum, göğe düşmez.
Gözün görmedi diye
Yol bitmiş olmaz;
Bazı patikalar
Ancak sabırla belirir.
Allah bazen istediklerini değil,
İhtiyacın olanı verir;
Farkı zaman öğretir.
Kırıldığın yerden
İçeri ışık girer;
Acı, kalbin
En dürüst penceresidir.
Her “neden”
Bir “henüz” taşır içinde;
Cevap gecikirse
Rahmet derinleşir.
Üzülme!
Sessizlik terk ediliş değildir,
Dua bazen sözsüz kabul edilir.
Yük sandığın şey
Seni eğmiyorsa,
Olgunlaştırıyordur;
Başak böyle ağırlaşır.
Unutma,
Allah kapıyı kapatırken
Seni dışarıda bırakmaz;
Seni başka bir içeri çağırır.
O yüzden üzülme,
Çünkü bu hâl
Geçmek için geldi...
HABİB YILDIRIM / BÂİN-İ ADLÎ
(5 Ocak 2026)
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.