0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
64
Okunma
Güneş, Nihal’in kirpiklerinden süzülürken
geceyi affetti.
Her ışık taneciği, teninin haritasında
bir dua gibi eriyor.
Ruhunun kapısında bekleyen suskunluğu
kımıldattı sabah.
Bir nefesle, zikrin perdesini araladı;
beden bir mescit, kalp mihrap oldu.
Dün gece yangındı, şimdi kül değil:
Tüten bir buhur.
Nihal, ateşi suya çeviren bir dua
gibi baktı.
Gölgesi bile ışıktan yoğrulmuş;
her dokunuşu bir tevhidden söz açıyor.
Teninde saklı âlemler uyanıyor,
çiğ taneleri gibi parlak,
ve ruhunun derin kuyusundan
aşk çıldırasıya yükseliyor.
Zaman Nihal’in solunda durdu,
elleri iki beyaz güvercin,
ve her bakışında
ebediyet kanat çırptı.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.