3
Yorum
13
Beğeni
5,0
Puan
140
Okunma

Solgun bir mevsim geçiyor içimden,
Ne tam sonbahar, ne bahar hevesi.
Bir rüzgâr eski bir türküyü taşıyor,
Bir telden keder, bir telden neşesi.
Yapraklar suskun, dallar yarım cümle,
Gökyüzü gri bir hatıra gibi.
Güneş bazen uğruyor, misafir kısacık,
Işığı bile çekingen, ürkek bir “belki”.
Saatler yavaş, zaman küskün bana,
Dünle yarın arasında ince bir sızı.
Bir yanım deniz, tuzlu ve hırçın,
Bir yanım bozkır, sessizliğin yazısı.
Her telden bir esinti değiyor yüreğime;
Aşk eski bir mektup, köşesi yanık.
Umut, cebimde unuttuğum bozuk para,
Yokluğu da varlığı da tanıdık.
Elimde Süryani şarabı, zaman kadar koyu,
Mevsim döner içimde, yaprak yaprak uykulu.
Sonbahar dudağımda, kış kalbimde suskun,
Bir yudumda dört mevsim, hepsi biraz kırgın, biraz yorgun.
5.0
100% (5)