0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
39
Okunma
HAY YÂR!
Sadrımı Yâr kıl ki çıksın içimdeki ağyâr,
Bir damla ateşinle harman olsun gönüldeki hâr.
Tecellin düşsün sineme, zerrem dolsun nûrunla,
Kementini vur boynuma, sat beni köle diye huzurunda.
Eğer düşmüşsem özümden, Zât-ı Şâhâne’nden ırak,
Vur prangayı nefsime, kurtar bu fânî topraktan.
Her zerrem “Enel-Hak” desin, geçsin benden benlik,
Akan yaş değil gözümden, Sen diye ağlayan ruhumdur artık.
Sanmasınlar aşk mecazdır, sahtesi dahi Sana ağlar,
Bu firâkın ateşi yürekleri, arşı ferşi dağlar.
Aradığım çâre değil, çaresizlikte Sana varmaktır murat,
Ezelden beridir hasret gönlüm, Yâr’e giden yola bakar.
Yâr’e merhem gerekmez bu sinemdeki yâreler,
Merhem de Sen, dert de Sen; vuslat ister bîçâreler.
Lütfet ey Sultanım, dindir bu hicrânı artık,
Zîrâ vuslatın dışındaki her menzil, özüme ziyanlıktır.