0
Yorum
5
Beğeni
0,0
Puan
110
Okunma
GÜLLERİN GÜLÜ
Cigarım parelendi, dağlar figanımdadır,
Gözümde kanlı yaşlar, sızım canımdadır.
Cihan duysa ne fayda, kimin umurunda?
Gönül kuşum perişan, o sultan katındadır.
Yanar ağlarım Efendim, sana kurban bu canım,
Cana can katan Ahmedim, benim nur-i imanım.
Güllerin gülü sensin, ey Sultan-ı Cihanım!
Ah keşke zaman dursa, dönse devran geriye,
Varsam o asr-ı saadet, o nurlu tecelliye.
Ashabın arasına karışsam bir toz gibi,
Sığınsam eşiğine, gerek yok teselliye.
Sultanın kapısında, büksem naçar boynumu,
Kıtmirin olsam senin, sen çizsen yolumu.
Önüme attığın kemikte kokunu bulsam,
Seninle doyursam bu biçare ruhumu.
Yanar ağlarım Efendim, sana kurban bu canım,
Cana can katan Ahmedim, benim nur-i imanım.
Güllerin gülü sensin, ey Sultan-ı Cihanım!
Uhud’da Hamza ile saf tutup da vuruşsam,
Bin canım olsa feda, her okla sana varsam.
Mübarek dişin için, otuz iki dişim feda,
"Ümmetim" dediğinde, dizlerine kapansam.
Mağaranın tozuyum, topuğuna yapışsam,
Sıddık’ın nefesiyle, zikrullaha karışsam.
Mescidde yaslandığın o kuru kütük olup,
Cemalinle tutuşup, kül olup da savrulsam.
Yanar ağlarım Efendim, sana kurban bu canım,
Cana can katan Ahmedim, benim nur-i imanım.
Güllerin gülü sensin, ey Sultan-ı Cihanım!
Veda vakti gelince, vursam kendimi çöle,
Mecnun bile kıskansa, düşsem dilden dile.
Altmış üçte göçerken sen beka alemine,
Kokunla can verip de, katılsam o kafile.
Zaman dönse bugüne, ben orada kalsam,
Senden gayrı ne varsa, cümlesinden arınsam.
Sensiz hayat zindandır, anladım ey tabibim,
Vuslatın ateşiyle, nurun içinde yansam.
Yanar ağlarım Efendim, sana kurban bu canım,
Cana can katan Ahmedim, benim nur-i imanım.
Güllerin gülü sensin, ey Sultan-ı Cihanım!
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.