1
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
60
Okunma

Gönül Seferi
Bismillâhirrahmânirrahîm
Henüz balçıktı tenim, ellerim çamurdaydı,
Ruhum bir garip kuştu, karanlık bir surdaydı.
Sen geldin, o balçığı bir can eyledin ansızın,
Karanlık gecelerime doğdu nûrun, yıldızın.
Beni yoğuran sendin, ben ise bir bahaneydim,
Seninle var oldum, sensiz bir viraneydim.
Nefes almadan evvel, Elest vaktinde o gün,
Sordun: "Kimim?" diye, çözüldü dildeki düğüm.
Dedim: "Rabbimsin benim, sahibim ve sultanım",
O an mühürlendi aşkla bu canım, bu imânım.
Sonra gurbet başladı, düştük bu dünya bağına,
Hasret ateşi düştü bu toprak yatağına.
Ete kemiğe büründün, bir sûret oldu perde,
Seni aradım durdum, her izde ve her yerde.
"Ara bul" dedin bana, "Sır benim içimdedir",
Dost da ben, düşman da ben; hepsi bir biçimdedir.
Önce aşkı sundun ki, yansın bu ham varlığım,
Yandıkça nura dönsün, bitsin bu darlığım.
Kimi gün kul eyledin, kimi gün kül eyledin,
Şu garip gönlümü aşkınla bülbül eyledin.
Anladım ki ne gurbet var, ne sıla var uzakta,
Meğer vatan gizliymiş, şu gönül denen tahtta.
5.0
100% (2)