Gönlü aydın bir kişiye kul olmak, padişahların başına taç olmaktan iyidir. (mevlana)
Suphi sekü
Suphi sekü

Serencam (gazel)

Yorum

Serencam (gazel)

( 14 kişi )

5

Yorum

31

Beğeni

5,0

Puan

259

Okunma

Serencam (gazel)

ŞERH
1.Beyit: insan, cenabı Rahman’ın nurunun tecellisi ve eşref-i mahlûkat olarak yaratılmıştır. Resulullah (asv) bu nurun merkezidir. İnsan, doğmadan önce ruhlar aleminde mevcuttur fakat bilinmeyen bir varlıktır ki henüz kalıba dökülmemiştir. "İn" sözcüğü bunu ifade eder
2. Beyit: ebeveynlerin ilk bakışlarından mütevellit kalpte çakılan bir kıvılcımla gönle düşer ve nikah merasiminde, huzuru Nebevi’de verilen bir ahdin mahsülüdür.
3. Beyit: insan, alem-i ervahtan "kâlû beli" ile cenabı Hakk’a verdiği imzadan itibaren sorumluluk sahibidir ve hikmet aleminde toprak misalidir. Hem bir anne ve babadan sâdır hem de kendi evlatlarına bir zemindir.
4. Beyit: insan, alem-i ervahta bir nüvedir. Sonra ana rahmine düşüp veladetle, annesinin sinesinde nevş-u nema bulacaktır
5. Beyit: İnsan, hayat serencamında mahlûkatın arasına nüfuz ederek karışarak kendi heveslerine müptela olup gaflete düşecektir. (Gaflet atına biner)
6. Beyit: ruhlar aleminde bütün ruhlar mevcuttur fakat herkes farklı farklı zaman ve asırlarda dünyaya teşrif eder. Bizim de payımıza ahir zamanın ahir demleri düştü.
7.Beyit: kebair’in yeryüzünü doldurup taştığı bu zaman diliminde tam inanmış insanlar insanllar ürküp sinmiştir. Evin içinde, insan yalnızken bile sosyal medya aeacılığıyla günah selinde sürüklenmektedir.

SERENCAM (Gazel)

Zübde-i Nur’u Rahman, mahlukat-ı emindim
Evvel-i veladette bilinmeyen bir in/dim

Şule-i aşk ud’undan parlayan bir kıvılcım
Huzur-u Resul’de ant, ahde düşen yemindim

Ruz-u evvel de beli dediğim andan beri
Dest-i hikmette turab, hem sâdır hem zemindim

İlahi nüve olup rahm-ı maderden geçip
Validem sinesinde, Yeşerecek ekindim

Hulul-u beşeriyet ile mukadderatta
Varıp yaşamak için gaflet atına bindim

Feza-i dehri aşıp âlemleri görmeden
Ahir-i ömr-i beşer, ahir zamanda indim

Kesafeti cürm-ü ins, rûy-i zemine dolan
Tulu-u zulmetinin havfundan ürküp sindim


Not : Şerh-i hikâyessindedir


Êy nefsim! Aklın elbet vahye mi’râcı gerek,
Haşyet ile "Yâ Allâh, yâ Bismillâh" diyerek.

Kur’ân’dır saltanât-ı felâhın tek adresi,
Hidâyet rehberidir Kur’ân’ın her katresi.

"İkrâ"sız ikrâr olmaz, sen bunu böyle belle,
"İkrâ bi ism-i Rabbik", Rabbin Azîz ve Celle.

Nafiz Hoca’dan muhteşem beyitler




Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (14)

5.0

100% (14)

Serencam (gazel) Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Serencam (gazel) şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Serencam (gazel) şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Nâfiz BASAN
Nâfiz BASAN, @nfizbasan
1.1.2026 16:35:07
5 puan verdi

TERİM SÖZLÜĞÜ


Âhir Zamân:

İslâm düşüncesinde insanlık târihinin son evresi. Tasavvûfta yalnızca kronolojik bir dönem değil; îmân zayıflığı, kesâfet, zulmet ve gafletin yoğunlaştığı vâroluşsal bir hâl olarak değerlendirilir.

Âhir-i Ömr-i Beşer:

İnsanın biyolojik ömrünün sonu ile birlikte idrâkin daraldığı, hesâp bilincinin arttığı safha. Şiirde, bireysel son ile kollektif âhir zamân bilinci örtüştürülür.

Ahz-ı Mîsâk / Ezelî Ahd:

Allâh’ın rûhlara “Elestu bi Rabbikum?” hitâbına karşı verilen “Belâ!” cevâbı (A‘râf 172). Tasavvûfta insanın ontolojik sorumluluğunun başlangıç noktası kabûl edilir.

Aşk (İlâhî Aşk):

Tasavvûfta duygusal bir hâl değil; varlığı harekete geçiren ontolojik ilke. Yaratılışın sebebi ve rûhun kaynağıdır.

Cürm-ü İnsan:

Bireysel günâhtan ziyâde, insanlığın kollektif sapması. Âhir zamân anlatılarında dünyâyı kuşatan metafizik bir ağırlık olarak tasvîr edilir.

Dehr:

Zamânın mutlak boyutu. Tasavvûfta insan idrâkini kuşatan, varlığı perdelerle örten kozmik süreklilik.

Dest-i Hikmet:

Allâh’ın yaratıcı ve düzenleyici irâdesi. İnsanın şekilleniş sürecinde ilâhî hikmetin müdâhalesini ifâde eder.

Bezm-i Elest:

Rûhların yaratılıştan önce Allâh’ın rubûbiyetini tasdîk ettiği metafizik meclis. Şiirde insanın ezelî hâfızası olarak işlev görür.

Emânet:

Kur’ân’da (Ahzâb 72) insanın yüklendiği sorumluluk. Tasavvûfta bu emânet, ilâhî bilinci taşıma kâbiliyeti olarak yorumlanır.

Fezâ-i Dehr:

Zamânın ve varlık katmanlarının oluşturduğu metafizik alan. İnsan, bu alanı çoğu zamân idrâk edemeden geçer.

Gaflet:

Hakîkatten uzaklaşma hâli. Dünyâ hayâtının doğal sonucu olarak ortaya çıkar; tasavvûfta en büyük perdelerden biri kabul edilir.

Hakîkat-i Muhammediyye:

Hz. Muhammed’in târihsel şahsiyetinden önce var olan kozmik hakîkat. Varlığın ilk tecellîsi ve yaratılışın merkezi ilkesi.

Havf:

Allâh’a karşı duyulan bilinçli korku. Âhir zamân bağlamında, insanın zulmet karşısındaki rûhsal geri çekilişini ifâde eder.

Hulûl:

Tasavvûfî bağlamda rûhun bedene taallûku ve yerleşmesi. Felsefî anlamda ittihâd (birleşme) ile karıştırılmamalıdır.

Kesâfet:

Varlığın yoğunlaşmış, maddî ve karanlık hâli. Nûrun zıddı olarak kullanılır; dünyâ ve âhir zamânla ilişkilendirilir.

Latîf / Kesîf:

Latîf: Nûrânî, ince, maddeden arınmış varlık hâli.
Kesîf: Maddî, yoğun, perdeli varlık hâli.
İnsan, bu iki hâl arasında gidip gelen bir varlık olarak konumlanır.

Mahlukât-ı Emîn:

Emâneti taşıyabilecek güvenilir varlık; insan. Meleklerin yüklenemediği sorumluluğu üstlenen varlık türü.

Nüzûl:

Rûhun veya ilâhî hakîkatin yüksek mertebelerden aşağı varlık katmanlarına inişi. Şiirin temel yapısal ekseni.

Rûh:

İlâhî nefhâ (Hicr 29). Tasavvûfta insanın asıl kimliği, beden ise geçici bir araçtır.

Şûle:

Ateşin parlayan kısmı. İlâhî aşkın görünür tezâhürü.

Turâb:

Toprak. İnsanın hem maddî menşei hem de ontolojik tevâzusunun sembolü.

Zübde-i Nûr:

Nûrun özü, yaratılışın ilk ve en saf tecellîsi. İnsan rûhunun ilksel kaynağı.


_ _ _ _ _ _ _ _ _


Bu mümtâz ve muazzâm şiiri
hakkıyla yorumlamaktan gerçekten âcizim.

İş bu sebebe binâen terim sözlüğü ekleyip
bir de olup olmadığından emîn olamadığım
birkaç beyitle eşlik etmek istedim Üstâdım.


Êy nefsim! Aklın elbet vahye mi'râcı gerek,
Haşyet ile "Yâ Allâh, yâ Bismillâh" diyerek.

Kur'ân'dır saltanât-ı felâhın tek adresi,
Hidâyet rehberidir Kur'ân'ın her katresi.

"İkrâ"sız ikrâr olmaz, sen bunu böyle belle,
"İkrâ bi ism-i Rabbik", Rabbin Azîz ve Celle.


Selâm, duâ ve en derûnî hürmetlerimle...
çiftçi
çiftçi, @ciftci1
30.11.2025 13:25:58
Gerçekten oldukça anlamlı bir gazel dile gelmiş, kaleminize kelam olmuş.
Gazel özelliklerine de haiz görünmekte.
Kendi adıma veznini uyduramadım.
...
Eski tarzda, eski usul yazmak var da...
Günümüz insanı bu tür kelimeleri unutalı çok zaman oldu.
Şiirin Hikayesinde, her ne kadar açıklamasını vermiş olsanız da, beyitleri sadece nesire çevirmiş gibisiniz. Kelimeler neredeyse aynen yazılmış. Böyle olunca eskilerden başka kimler anlaya?..
Zoru başarmak bazıları için kolay, kolayı başarmak zor olur. Biraz böyle olmuş gibi. Muhakkak ki bu sözüm sizin için değil.
Güzel eserinizden dolayı içtenlikle kutluyorum.
Saygı ve selamlar.
Ferda,ca
Ferda,ca, @ferda-ca
28.11.2025 01:20:48
5 puan verdi
Gazel, insanın yaradılışından kader yolculuğuna uzanan mistik ve derin bir serencamı anlatıyor. Şair, hem ilahi hem beşerî boyutlarıyla varoluşu tasvir ederken, hüzün ve hayranlık duygularını iç içe geçiriyor; dil ve imgeler klasik edebiyat geleneğinin zarif bir örneğini sunuyor.

Tebrikler

Saygılarımla hocam🧿🙏
Mimoza1
Mimoza1, @mimoza12
27.11.2025 23:42:21
Suphi hocam affınıza sığınıyorum şiiri birkaç kez okudum yazım dili ağır olduğu için anlayamadım.

Şiirin

Beyit beyit ne demek istediğini anlayabileceğimiz dilden açıklayıcı yazarsanız..ihya oluruz.

Ciddi bir emek verilmiş kaleminiz kavi olsun.

Saygılarımla
Ebuzer Ozkan
Ebuzer Ozkan, @ebuzerozkan
27.11.2025 18:13:52
5 puan verdi
Yüreğinize sağlık hocam. Gazel, insanın yaratılıştan dünyaya gelişine uzanan manevi yolculuğunu derin bir dil ve klasik üslupla anlatıyor. Tasavvufî göndermeler, varoluşun hikmet yönünü güçlü imgelerle işliyor. Dil ağır ama anlam katmanlı; insanın hakikatten dünyaya inişinin hem kutsiyetini hem de gafletle karışık zorluklarını başarılı bir şekilde yansıtıyor.
Saygı ve selamlarımla, esenlikler dilerim.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
ÜYELİK GİRİŞİ

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL