53
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
3466
Okunma

Daha çocuk iken,babadan yetim
Serilir fer olur ,cefalı gelin
Birkaç yılda eder hayatı hatim
Sürülür şer olur cefalı gelin...
Kimsesiz kalınca, evlenir ana
Kader bir vurdu mu,vurur insana
Küçücük yaşında koca adama
Verilir yar olur cefalı gelin...
Ağlasa kâr etmez, ahı kâr etmez
Yürekten gelen su gözüne yetmez
Bülbül ya küsmüştür bağında ötmez
Yenilir hor olur cefalı gelin...
Kader der, hayata büker boynunu
Yılana sardırır kendi koynunu
Hâlâ çözemez ya,gizli oyunu
Yerilir kör olur cefalı gelin...
Sahipsizdir garip açmaz derdini
Dost arar gözleri, bilmez ardını
Allah’tan bekliyor bir tek yardımı
Kırılır kor olur cefalı gelin...
Sormadan kıymıştır nikahı hoca
Ele güne karşı tütüyor baca
Evrildi tahtada yetişmez saca
Sarılır, zor olur cefalı gelin...
Bir oğul yetirir ateşte kalıp
Boş koyar koynunu anası alıp
Yardım da istemez bir haber salıp
Yorulur, der olur cefalı gelin...
Yüreğine gömer gizlidir yası
Sunulur önüne zehirin tası
Hayatına baksan, daha ortası
Vurulur, er olur cefalı gelin...
Ahı içindedir geçen yılların
Cennet arzusudur, dertli kulların
Son durağı olmuş çıkmaz yolların
Sorulur ,şor olur cefalı gelin...
Cefalı ömürler hayli sürünür
Al yazma yerine,siyah bürünür
Nerde huzur görse ona yerinir
Var olur, kır olur cefalı gelin...
Bir günde bir hayal yaşamış işte
Sevgiyi sevdayı seyretmiş düşte
Derde kardeş olmuş gelirken başta
Derilir ,ar olur cefalı gelin...
Gelin der" güzellik güzele varış"
Bir ümit değil mi? Hakka yalvarış
Sürünür Cennete zor karış karış
Örülür ,sır olur cefalı gelin...
05 / 11 / 2008
Saat : 15 . 00
Fatma Pınarbaşı
5.0
100% (2)