2
Yorum
9
Beğeni
5,0
Puan
196
Okunma
Çekiçle dövdüm yüreğimi
Prangalı şakırtılar altında
Dolu dolu yudumladım ayı
Sabahın ilk ışınlarını solarken
Yanlızlığı ilk kurban eyledim
Sonra tanrıları bir avluda astım
Parmaklarımın dokunduğu yaprakların labirentine düştüm
Dostluklar
Arkadaşlıklar
Ve nice masalar
Hikayeler
Oyunlar ve oyunculuklar
...
Kendini bul ve bil gezginleriyle
Uzun muhabbetler
Sert iç savaşlar geçirdim
Yaralarımı sardım
Dövmeledim zihnimde
Ve sonra kendi ölümü kaldırdım
Artık ben yoktum
Gece ve gündüz denklemini orantısıydı
Uzun felsefenin boşluk terazisi
Yeniden doğumun ankası
Mitler
Ve kalemlerin düşleri ve gülüşleri
Birde
Tanrının dili
Kalem tahtlılarını sili verdi yüreğim
Dans ve ahengîn yaşamıyla
Çomuru yoğurdum
Kendimi içinden çıkartarak
Her şeyde zerreleşerk
Dünde vardım bu günde yarında var olacağım
İsmim cismim yok olsada
Pekte önemsiz farkındalıklar
Demiri dövdüm yüreğimden
Ezgilerin sesi ile
Suyun nefesiyle
Topraktan filizlendim
Rüzgarla süzüldüm
Sesim kulaklarından yüreğine düştüğünden
Çoktan devri daimin ezel - ebedinde..
......
M.SERİNKAYA
5.0
100% (6)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.