11
Yorum
22
Beğeni
5,0
Puan
231
Okunma
Hazırlandın, gidiyorsun, değil mi?
Vakti geç eylemeden, gene gel.
Şimdi veda ediyorsun, değil mi?
Çiçekleri soldurmadan, gene gel.
Sevgiye muhtacız koskoca çağda;
Ölüler neylesin, lazımdır sağda.
Toprak olup gömülmeden bir dağda,
Kahırlanıp öldürmeden, gene gel.
Ben razıyım, bizi yaratan Allah;
Yolunu bekleyip eyletmeden "vah!"
Ne kıymeti kalır çektirirsen "ah!"
Saçım ağlar doldurmadan, gene gel.
Geceler uzarsa güneş zor doğar,
Sancı yağmur olur, tepeme yağar.
Sensizken bedenim nereye sığar?
Dilimi lal oldurmadan, gene gel.
Hasretle yoğurup eyletmeden taş,
Gözümden akıtıp döktürmeden yaş,
"Gitme, kal!" diyerek vermişken savaş,
Dost düşmanı güldürmeden, gene gel.
Ne perişan çağdır: sevgi, vefa yok;
Herkes ilaç satar, merhem olan yok.
Gitmeden kibrit al, sobayı da yak,
Ocaktaki közü söndürmeden, gene gel.
Yollara düşmeden rüzgâr savurur,
Gönlümde bir sızı, bedenim vurur.
"Çok söz diyeceğim," dilim çevirir.
Son nefesim aldırmadan, gene gel.
Belki bahar gelir, yapraklar açar,
Kuşlar göç yolunda sessizce uçar.
Sensiz geçen ömür, beyhude geçer.
"Aka kara çaldırmadan," gene gel.
Alirza der: "Var git, yollar senindir!
Çok uzatmadan gel, beni sevindir.
Varlığınız ile bu hane şendir."
Vicdanını kandırmadan, gene gel.
5.0
100% (12)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.